Kültür Devrimi ve Tarihsel Hatalar
Derleyen: Ali Elik
Belgenin Kaynağı: Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin “Çin Halk Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan Bu Yana Partimizin Tarihindeki Belirli Sorunlar Üzerine” başlıklı kararı. Bu belge, ÇKP 11. Merkez Komitesi’nin 27 Haziran 1981 tarihinde gerçekleştirilen Altıncı Genel Kurulu’nda resmen karara bağlanmıştır.

KÜLTÜR DEVRİMİ’NE GİDEN ÖNCEKİ SÜREÇ
Yeni Çin‘in varlığı çok uzun bir süreye dayanmıyor, ve başarılarımız henüz hala başlangıç başarıları sayılır. Partimiz sosyalizm davasının yönetilmesi sürecinde yetersiz tecrübeden dolayı hatalar yapmış, ve parti önderliğinin durumun analizinde ve Çin‘in koşullarına bakışında öznelci hataları olmuştur. Partimiz “Kültür Devrimi”nden önce sınıf mücadelesinin kapsamının genişletilmesi ve ekonomik inşada acelecilik ve telaşlı ilerleme şeklinde hatalar vardı. Daha sonra ise daha kapsamlı , uzun süren etkileri olan, “kültür devriminin”“ büyük hatası geldi. Bütün bu hatalar yeteneklerimiz dahilinde olan daha büyük başarılar elde etmemizi engelledi. Hataları gözden uzak tutmak ve temize çıkarmaya izin verilmemeli bu da bir hata olur ve daha fazla ve daha kötü hatalara yol verir. Fakat bütüne baktığımızda geçmiş 32 yılda başarılarımız esas olan yöndür . Başarılarımızı ve bu başarıları elde ederken sağladığımız başarılı tecrübelerimizi gözden kaçırmak ve inkar etmek de aynı şekilde ciddi bir hata olur. Bu başarılar ve başarılı tecrübelerimiz Partimizin ve halkımızın Marksizm-Leninizm‘i yaratıcı bir şekilde uygulanmasının birer ürünüdür ve sosyalist sistemin üstün yanlarının kendisini ortaya koymasıdır. Bunlar bizim partimizin ve halkımızın bütününün üzerinden ilerlemeye devam edeceği temeldir. “Doğrulara bağlan ve hatayı düzelt” bu bizim Partimizin izlemesi gereken temel diyalektik materyalizm bakış açısıdır. Geçmişte bu bakış açısına dayanarak davamızı tehlike ve yenilgiden kurtardık ve ve zafer kazandık. Aynı bakış açısını izleyerek kesinlikle gelecekte daha büyük başarılar kazanacağız.
Sonuç olarak 1964’ün ikinci yarısında taban kademesindeki oldukça çok sayıda kadroya haksız biçimde olumsuz yaklaşıldı. Ve 1965 başlarında bu hareketin esas hedefinin “parti içinde kapitalist yolu tutan iktidar sahipleri” olduğu yanlış tezi geliştirildi. İdeolojik alanda bir dizi sanat ve edebiyat eseri ve çeşitli düşünce okullarının yanında sanat ve edebiyat ve bilim çevrelerindeki belirli sayıda önemli şahsiyet uygunsuz ve ölçüsüz bir siyasi eleştiriye tabi tutuldu. Ve aydınlara yaklaşım sorunu ile eğitim bilim ve kültür sorunu alanlarında giderek artan ölçüde ciddiyet kazanan bir “sol sapma” belirdi. Bu hatalar sonuçta “kültür devrimine” yolu açtı. Ama henüz bu hatalar hala hakim hale gelmemiş bulunuyordu.
10 YIL SÜREN “KÜLTÜR DEVRİMİ”
19-1966 Mayıs’ından 1976 Ekimine kadar süren “kültür devrimi” Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren, Partinin devletin ve halkın uğradığı en ciddi yenilgi ve en ağır kayıplardan sorumludur. Bu Mao Zedung yoldaş tarafından başlatıldı ve yönetildi. Mao Zedung yoldaşın temel tezleri burjuvazinin ve karşı devrimci revizyonistlerin birçok temsilcisinin partiye orduya ve kültür çevrelerine sızmış olduğu ve dolayısıyla bu örgüt ve organların önemli bir çoğunluğunda önderliğin artık Marksistlerin ve halkın elinde olmadığı; kapitalist yolu tutan iktidar sahibi partililerin Merkez Komitesi içinde ve Partinin merkez örgütlerinde, bunun yanı sıra eyaletlerde belediyeler ve özerk bölgelerde de kolları ve ajanları olan bir burjuva karargah oluşturduklarını öngörüyordu. Geçmişte uygulanan mücadele yöntemleri bu sorunu çözemediğine göre, kapitalist yolcuların gasp etmiş olduğu bu iktidarın ancak büyük bir kültür devrimi gerçekleştirilerek, geniş kitleleri yukarıdaki karanlık gelişmelere karşı aşağıdan yukarıya açıkça ve tamamen seferber ederek geri alınabileceğini; kültür devriminin gerçekte bir sınıfın bir diğer sınıfı devirmesini içeren büyük bir siyasi devrim olduğu; ve bu devrimin defalarca tekrarlanmasının gerekeceği şeklinde idi. Bu tezler esas olarak “kültür devriminin” programatik belgesi niteliğindeki 16 Mayıs 1966 genelgesi ile Nisan 1969’da yapılan 9. Parti Kongresine sunulan siyasi raporda yer almıştır. Bu tezler genel bir teori düzeyine çıkarılmış ve formüle edilmişti “proletarya diktatörlüğü altında sürekli devrim teorisi”; bundan itibaren bu ifade artık özel bir anlam kazanmıştır. Bu hatalı sol tezler Mao Zedung’un “kültür devrimini” başlatmada hareket noktası olarak Marksizm-Leninizm’in evrensel ilkelerini Çin devriminin somut pratiğiyle birleştirilmesi demek olan Mao Zedung düşüncesinin bütünsel sistemiyle açıkca uyumsuzluk içindedir. Bu tezler Mao Zedung Düşüncesinden kesinlikle ayırt edilmelidir. Mao Zedung yoldaşın önemli mevkilere getirdiği Lin Biao, Jiang Qing ve diğerleri açısından problem tamamen farklı bir boyut kazanmaktadır. Bunlar üst iktidarı ele geçirme çabası içinde ayrı ayrı iki karşı devrimci klik oluşturdular. Ve Mao Zedung yoldaşın hatalarından yararlanarak onun arkasına gizlenip birçok suç işleyip ülkeyi ve halkı felakete sürüklediler. Bunların karşı-devrimci suçları bütünüyle teşhir edilmiş olduğu için bu karar bu konuya daha fazla girmeyecektir.
MAO ZEDUMG’UN KİLİT ROLÜ
Madde 20-“Kültür devrimi”nin tarihi, Mao Zedung yoldaşın bu devrimi başlatmada dayandığı temel tezlerin ne Marksizim-Leninizm’e ve ne de Çin gerçeklerine uymadığını kanıtlamıştır. Bu tezler mevcut sınıf ilişkilerinin ve parti ile devlet içindeki siyasi durumun tamamen yanlış bir değerlendirmesini ifade etmektedir.
A- “Kültür devrimi” revizyonist çizgiye ve kapitalist yola karşı bir mücadele olarak tanımlanıyordu. Oysa bu tanım için gerekli sağlam temel bulunmuyordu. Bu bir dizi önemli teori ve politika açısından yanlış ve doğrunun birbirine karıştırılmasına yol açtı. “Kültür devrimi” sırasında revizyonist veya kapitalist olarak mahkum edilen şeylerin bir çoğu gerçekten de Marksist ve sosyalist ilkelerdi; ki bu ilkelerin önemli bir kısmı daha önce Mao Zedung yoldaş tarafından ortaya atılmış ve desteklenmiş bulunuyordu. “Kültür devrimi” Halk Cumhuriyeti‘nin kurulmasından sonraki 17 yılın doğru ilkeleri politikaları ve başarılarının bir çoğunu inkar etti. Gerçekte Mao Zedung yoldaşın kendi katkısı da dahil olmak üzere Parti Merkez Komitesi’nin ve Halk Hükümeti‘nin yaptığı işlerin büyük kısmını inkar etti. Bütün halkın sosyalist inşa yolunda vermiş olduğu çetin mücadeleleri inkar ediyordu.
B- Yanlış ile doğrunun birbirine karıştırılması kaçınılmaz olarak halk ile düşmanın birbirine karıştırılmasına yol açtı. “Kültür devrimi” sırasında devrilen “kapitalist yolcular” aslında sosyalizm davasının çekirdek gücünü oluşturan her kademedeki parti ve hükümet örgütlerinin önder kadrolarıydı. Parti içinde Liu Shoa Şi ile Deng Xiao Ping’in başını çektiği burjuva karargahı diye bir şey mevcut değildi. Liu Shao Şi yoldaşın “dönek, gizli hain ve grev kırıcı” diye damgalanmasının Lin Biao ve Jiang Qing’in tertiplediği bir iftiradan ibaret olduğu çürütülmesi imkansız kanıtlarla saptanmıştır. 1966 yılında Partinin 8. Merkez Komitesi‘nin 12. genel toplantısında yapılan Liu Shao Şi yoldaş hakkında değerlendirmeler ve ona uyguladığı disiplin cezası tamamen hatalıydı. “Kültür devrimi” sırasında sözüm ona gerici akademik otoritelerin eleştirilmesi denen olay da bir çok yetenekli ve yetkin aydının saldırıya uğayıp baskı altına alınmasına yol açtı. Ve halk ile düşman arasındaki ayrımın kötü bir şekilde karıştırılmasının sonucunu doğurdu.
C- Görünüşte “kültür devrimi” doğrudan kitlelere dayanılarak yürütülüyordu. Gerçekte ise gerek Parti örgütlerinden ve gerekse de kitlelerden kopuktu. Hareket başladıktan sonra çeşitli kademelerdeki parti örgütleri saldırıya uğrayıp kısmen veya tamamen felç oldular. Partinin çeşitli düzeylerindeki önder kadrolar eleştiri ve mücadele hedefleri haline getirildiler. Parti içi hayat durgunlaştı. Partinin uzun süre dayandığı çok sayıda aktif unsur ile temel kitlelerin geniş kesimleri karalandı ve itildi. “Kültür devrimi”nin başlarında harekete katılanların büyük çoğunluğu Mao Zedung yoldaşa ve partiye duydukları güvene dayanıyorlardı. Bu çoğunluk bir avuç aşırı unsur dışında partinin önder kadrolarına karşı amansız mücadelelerin başlatılmasını onaylamıyordu. Zaman içinde bu geniş çoğunluk kendi zikzaklı yollarından geçerek adım adım daha yüksek bir siyasi bilince ulaştılar ve dolayısıyla “kültür devrimi”ne karşı şüpheci veya bekleyip görme yanlısı bir tutuma girdiler, ya da hatta ona karşı direndiler ve karşı durdular. Bir çok insan tam da bu nedenle az ya da çok ciddi saldırılara uğradı. Böyle bir durumun ortaya çıkması oportünist, kariyerist ve komploculara elverişli bir boşluğun oluşmasına yol açtı. Bunlar bu boşluktan yararlanarak önemli sayılarda yüksek konumlara ve kilit mevkilere gelebildiler.
D- Pratik “kültür devrimi”nin bir devrim veya herhangi bir şekilde bir toplumsal ilerleme oluşturamadığını göstermiştir. Nitekim oluşturması da mümkün değildi. Kültür devriminin kargaşalık yarattığı saflar düşman değil, bizdik. Dolayısıyla başından sonuna kadar “gök kubbe altında büyük karışıklıklar” hali “gök kubbe altında büyük düzen” haline dönüşememiştir. Nitekim bu da mümkün değildi. Çin’de halkın demokratik diktatörlüğü biçiminde devlet iktidarı kurulduktan özellikle de 1956 yılında sosyalist dönüşüm esas olarak tamamlandıktan ve sömürücüler bir sınıf olarak tasfiye edildikten sonra sosyalist devrimin görevleri henüz tamamlanmamış olmakla birlikte bu yapılan işlerden sonra yeni girilen sosyalist devrim dönemi içeriği ve izlenecek yöntemler açısından geçmiş ile esaslı bir kopuşu ifade etmesi gerekiyordu. Parti ve devlet organlarında kuşkusuz bazı sağlıksız olguların olduğu doğruydu. Bunları hesaba katmak ve bunları anayasa, yasalar ve parti tüzüğüne uygun doğru tedbirlerle gidermek elbette ki gerekiyordu. Ama hiçbir şekilde “kültür devrimi”nin teorileri ve yöntemleri uygulanmamalıydı. Sosyalizm koşullarında “bir sınıfın bir diğer sınıfı devirdiği” büyük bir siyasi devrimi yapmanın ekonomik ve siyasi temeli yoktur. Bu girişim kesinlikle hiç bir yapıcı program ortaya koyamazdı. Bu yaklaşım peşinde sadece vahim bir düzensizlik yıkım ve gerileme getirebilirdi. Tarih bir önderin yanılsamalara sürüklenerek onun tarafından başlatılan ve karşı-devrimci kliklerin katarına koşulan “kültür devriminin” ülkede iç kargaşalığa yol açtığını partiye devlete ve tüm halka felaket getirdiğini kanıtlamıştır.
21- “Kültür devriminin” Tarihi ve Üç aşaması
A) “Kültür devriminin” başlamasından itibaren Nisan 1969’daki 9. Parti Kongresine kadar olan aşama. Parti Merkez Komitesi Siyasi Bürosunun Mayıs 1966’daki genişletilmiş toplantısı ve yine 1966’daki Ağustos ayındaki 8. Merkez Komitesi‘nin 11. Genel Toplantısı “kültür devrimi”nin tam kapsamlı olarak başlatılmasını ifade ediyordu. Bu iki toplantıda sırasıyla 16 Mayıs genelgesi ile ÇKP Merkez Komitesi’nin Büyük Kültür Devrimine ilişkin kararı kabul edildi. Bu kararla Peng Zhen, Luo Ruiqing, Lu Dingy ve Yang Shangkun oluşturduğu sözde parti karşıtı kliğe ve sözüm ona Lio Shao Şi ve Deng Xiao Ping’in karargahlarına karşı hatalı mücadele başlatıldı. Bu toplantılarda alınan kararlarla merkezdeki yönetici organlar yanlış bir şekilde yeniden oluşturuluyor “ÇKP Merkez Komitesi‘ne bağlı kültür devrimi grubu” kuruluyor ve bu kararlarla, bu gruba Merkez Komitesinin yetkilerinin ve gücünün büyük bir bölümü devrediliyordu. Gerçekte Mao Zedung yoldaşın “sol” hatalarla belirlenen kişisel önderliği Merkez Komitesi‘nin kollektif önderliğinin yerini almıştı. Ve Mao Zedung yoldaşın nezdinde kişiye tapma çılgınca boyutta aşırılığa götürüldü. “Kültür devrimi grubu” adıyla hareket eden Lin Biao, Jiang Qing, Kang Seheng ve Zhang Chunqiao ve diğerleri durumdan yararlanarak halkı “her şeyi devirmeye ve topyekün iç savaşa girişmeye” tahrik ettiler. Şubat 1967 dolaylarında Tan Zhenlin, Chen Yi, Ye Jianying, Li Fuchun, Li Xiannian, Xu Xiangqan, Nie Rongzhen ve diğer MK siyasi büro üyeleri ile MK’nin askeri komisyonundaki önder yoldaşlar çeşitli toplantılarda “kültür devrimi”nin hatalarını sert bir şekilde eleştirdiler. Bu eleştirilere “Şubat karşı cereyanı” damgası vuruldu ve bu yoldaşlar saldırıya uğrayıp bastırıldılar. Zhu De ve Chen Yun yoldaşlar da hatalı bir şekilde eleştirildi. Çeşitli alan ve bölgelerindeki hemen hemen bütün yönetici parti ve hükümet örgütlerindeki önder yoldaşlar görevden alındı ve bu örgütler yeniden oluşturuldu. Kaos öyle boyutlara ulaştı ki, Solu ; işçileri ve köylüleri desteklemek için askeri kontrolü işletmek ve askeri eğitimi devam ettirmek için Halk Kurtuluş Ordusu‘nu devreye sokmak gerekli hale geldi. Halk Kurtuluş Ordusu‘nun müdahalesi istikrar sağlamada olumlu bir rol oynadı. Aynı zamanda bazı olumsuz sonuçlara da yol açtı. Partinin 9. kongresi “kültür devrimi”nin hatalı teori ve pratiklerini meşrulaştırdı ve Lin Biao, Jiang Qing, Kang Şeng ve diğerlerinin parti merkez komitesinin içindeki konumlarını sağlamlaştırdı. 1969’daki 9. Parti kongresinin yönelimi ideolojik, politik ve örgütsel bakımdan yanlıştı.
B) Partinin 9. ulusal kongresinden Ağustos 1973’teki 10. Ulusal Kongre arasındaki 2. aşama:
1970-71’de karşı devrimci Lin Biao kliği bütün iktidarı ele geçirmek için bir komplo tezgahladı. Ve karşı devrimci silahlı devlet darbesi girişiminde bulundu. Bir dizi temel parti ilkesini ihlal eden “kültür devrimi”nin doğurduğu sonuç işte buydu. Bu olay nesnel olarak bu “kültür devrimi”nin teori ve pratiklerinin iflasını simgeliyordu. Mao Zedung ve Cu En Lay yoldaşlar tezgahlanan bu darbeyi akıllı bir şekilde önlediler. Mao Zedung yoldaşın desteğiyle Cu En Lay yoldaş Merkez Komitesi‘nin günlük çalışmalarının başına geçti ve durum her anlamda düzelmeye başladı. 1972’deki Lin Biao’nun eleştirilmesi ve teşhir edilmesi kampanya hareketi sırasında Çu En Lay yoldaş ultra-sol düşünce tarzını eliştirmesi gerektiği yolunda doğru bir öneride bulundu. Aslında bu, Şubat 1967 dolaylarında Merkez Komitesi‘nden bir çok önder yoldaşın “kültür devrimi”nin hatalarının düzeltilmesi konusunda yapmış oldukları doğru uyarılarının bir uzantısıydı. Ne var ki Mao Zedung yoldaş görevimizin hala ultra-sağa karşı mücadele olduğu şeklindeki hatasında ısrar ediyordu. 10. parti kongresi 9. kongrenin “sol” hatalarını sürdürdü. Wang Hongwen’i parti başkan yardımcılığına getirdi. Jiang Qing, Zhang Chunqio, Yao Wenyuan ve Wang Hongwen MK Politik Bürosunda bir Dörtlü Çete oluşturmalarına yol açtı ve karşı-devrimci Jiang Qing kiliğinin etkisini arttırdı.
C) Partinin 10. kongresinden Ekim 1976’ya kadar olan aşama:
1974 başlarında Wang Hongwen ve diğerleri “Lin Biao’yu ve Konfüçyüs’ü eleştirme” kampanyası başlattılar. Jiang Qing ve diğerleri bu kampanyanın sivri ucunu Cu En Lay yoldaşa yönelttiler. Bu kampanyanın yürütülüşü karşı-devrimci Lin Biao kiliğinin komplolarıyla ilgili kişi ve olayların soruşturulduğu kampanyadan nitelik olarak farklıydı. Mao Zedung yoldaş Lin Biao’yu ve Konfüçyüs’ü eleştirme hareketinin başlatılmasını onayladı. Fakat Jiang Qing ve diğerlerinin iktidarı ele geçirmek için bunu kendilerine yonttuklarını gördüğünde ise onları sert bir şekilde eleştirdi. Onların “Bir Dörtlü Çete” oluşturduklarını açıkladı ve Jiang Qing’in kendisini Merkez Komitesi Başkanı yapıp siyasi manüpülasyonlar yoluyla “bir kabine kurmak” gibi çılgın bir istek taşıdığına işaret etti. Cu En Lay yoldaşın ağır hasta olduğu 1975 yılında Mao Zedung yoldaşın desteğiyle Deng Xiao Ping yoldaş MK’nin günlük çalışmalarının başına geçti. Merkez Komitesi Askeri Komisyonu‘nun genişletilmiş toplantısını düzenledi. Sanayi, tarım, ulaştırma, bilim ve teknoloji alanlarındaki problemleri çözmek amacıyla bir dizi önemli toplantı daha yaptı. Çeşitli alanlardaki işleri düzeltmeye girişti. Sonuçta durumda açıkça görülebilen bir iyileşme baş göstermişti. Ancak Mao Zedung yoldaş, 1976 başında “kültür devrimi” hatalarının Deng Xiao Ping yoldaş tarafından sistematik bir şekilde düzeltilmesine tahammül edemeyip “Deng’i eleştirmek ve doğru kararların iptalini amaçlayan sağcı eğilime karşı durmak” şeklinde bir hareket başlattı. Ve ülkeyi bir kere daha kargaşalığa itti. O yılın Ocak ayında Cu En Lay yoldaş ölmüştü. Cu En Lay yoldaş partiye ve halka tamamen bağlıydı ve son nefesine kadar görevinin başında kaldı. “Kültür devrimi” sırasında son derece zor bir durumda kalmıştı. Daima bütünün çıkarlarını göz önünde bulundurdu. Ağır yönetim yükünü şikayet etmeksizin omuzladı, partinin ve devletin olağan devamlı yürütülmesi gereken işlerinin aksamadan yürümesini sağlamak “kültür devriminin” tahribatını asgariye indirmek ve birçok partili ve partisiz kadroları korumak için durmaksızın kafa yordu, ve yorulmak bilmez çabalar gösterdi. Karşı-devrimci Lin Biao ve Jiang Qing kliklerinin yıkıcılığına karşı koymak için her türlü mücadele biçimine baş vurdu. Onun ölümü bütün partiyi ve halkı son derece derin bir kedere boğmuştu. 1976 yılının Nisan ayında Tian-men meydanında güçlü bir protesto hareketi bütün ülkeyi sardı. Bu ölen başbakan Cu En Lay’ın yasını tutmayı talep eden ve Dörtlü Çete’ye karşı çıkan bir hareketti. Hareket özünde partinin Deng Xiao Ping yoldaş tarafından temsil edilen doğru önderliğine bir destek gösterisiydi ve karşı devrimci Jiang Qing kliğinin daha sonraki devrilmesini çok geniş kitlelerce desteğinin zeminini hazırladı. O günlerin MK siyasi bürosu ile Mao Zedung yoldaş Tianmen olaylarının karakterini yanlış değerlendirerek Deng Xiao Ping yoldaşı partinin içindeki ve dışındaki bütün görevlerinden uzaklaştırdı. Mao Zedung yoldaş Eylül 1976’da ölür ölmez karşı devrimci Jiang Qing kliği partinin ve devletin üst yönetimini ele geçirmeye yönelik tertiplerini yoğunlaştırdı. Aynı yılın Ekim ayının başında ise parti merkez komitesi siyasi bürosu partinin ve halkın iradesini uygulayarak kliği yerle bir etti ve “kültür devrimi” felaketini sona erdirdi. Bu bütün partinin ordunun ve halkın uzun mücadelelerden sonra kazandığı büyük bir zaferdi. Hua Guofeng, Ye Jianying, Li Xianhnia ve diğer yoldaşlar kliği ezme mücadelesinde hayati bir rol oynadılar.
22- “Kültür devrimi”nin ifade ettiği vahim sol hatanın bu geniş kapsamlı etkileri olan ve uzun süreli hatanın baş sorumluluğu gerçekten de Mao Zedung yoldaşa aittir. Ama bu eninde sonunda büyük bir proleter devrimcinin hatasıydı. Mao Zedung yoldaş partinin ve devletin hayatındaki aksaklıkları gidermeye sürekli bir önem veriyordu. Ancak son yıllarında bir çok sorunu doğru bir şekilde tahlil edemeyip “kültür devrimi” sırasında doğru ile yanlışı ve halk ile düşmanı birbirine karıştırdı. Ciddi hattalar işlemekle birlikte tekrar tekrar bütün partiye Marx, Engels ve Lenin’in eserlerini ciddi bir şekilde incelenmesini öğütledi ve kendi teori ve pratiğinin Marksist olduğuna proletarya diktatörlüğünün pekiştirilmesi için gerekli olduğuna inandı. Onun trajedisi burada yatmaktadır. “Kültür devrimi”nin ifade ettiği kapsamlı hatada ısrar etmekle birlikte onun bazı özel hatalarını önledi ve düzeltti. Bazı önder parti kadrolarıyla parti dışı şahsiyetleri darbelere karşı korudu. Bazı önder kadroların önemli yöneticilik görevlerine tekrar geri dönmelerini sağladı. Lin Biao karşı-devrimci kliğinin ezilmesi mücadelesine önderlik etti. Çeşitli vesilelerle Jiang Qing ve Zhang Chunqiao ve diğerlerine esaslı eleştiri ve açıklamalar getirdi, bu çabaları ile onların bütün iktidarı ele geçirmeye yönelik karanlık ihtiraslarını zorlaştırdı. Bütün bunlar Partimizin daha sonra Dörtlü Çete’yi nispeten acısız bir şekilde devirebilmesi için hayati önemdeydi. Mao Zedung yoldaş son yıllarında dahi ülkemizin güvenliğinin korunması konusunda uyanık kaldı. Sosyal emperyalistlerin baskılarına karşı koydu. Doğru bir dış politika izledi. Bütün halkların haklı mücadelelerini kararlıkla destekledi, doğru üç dünya stratejisini çizdi ve Çin’in asla hegemonya peşinde koşmayacağına ilişkin doğru ilkeyi ortaya attı. Kültür devrimi sırasında partimiz yıkılmadı. Ve birliğini korudu. Devlet konseyimiz ve halk kurtuluş ordusu hala temel görevlerinin bir çoğunu yapabilmekteydi. Örneğin Ocak 1975’te Bütün milliyetlerden ve yaşamın bütün alanlarından delegelerin katıldığı 4. Halk meclisi toplanabildi ve bu mecliste alınan kararlarla Cu En Lay ile Deng Xiao Ping yoldaşların oluşturduğu çekirdeğin etrafındaki önderlik yerini korumuş, Cu En Lay’ın devlet başkanı, Deng Xiaoping parti başkan yardımcısı, partinin Siyasi Bürosu ve onun daimi komitesinde görev alması onaylanmıştı.
Çin’in sosyalist sisteminin temelleri ayakta kalmış ve sosyalist ekonomik inşaya devam edilebilmişti. Ülkemiz birliği korunmuş ve uluslararası meselelerde önemli bir etki sağlayabilmişti. Bütün bu önemli olgular Mao Zedung yoldaşın o dönemde oynadığı büyük rolden soyutlanamaz. Bütün bu nedenlerle ve özellikle devrim davasına yıllar boyu yaptığı hayati katkılar nedeniyle Çin halkı yoldaş Mao Zedung’a daima sevgili büyük önder ve öğretmeni olarak saygı duymuştur.
23-Parti ve halk tarafından sol hatalara ve karşı devrimci Lin Biao ve Jiang Qing kliklerine karşı “kültür devrimi” boyunca sürdürülen mücadeleler durmaksızın sürmüş ve iniş çıkışlı bir yol izlemişti. Ve hiç dinmedi. “Kültür devrimi” boyunca canlı deneyler 8. Parti Merkez komitesinin üyelerinin büyük çoğunluğunun ve bu kongrenin politik büroya seçtiği üyelerinin MK komitesi daimi üyeleri ve parti sekretaryasının üyelerinin tarihte doğru tarafta olduğunu kanıtlamıştır. Partimizin çoğu kadrosu ister hatalı bir şekilde görevlerinden alınmış olsunlar, ya da bu görevlerini korumuş olsunlar veya erken bir zamanda veya geç bir zamanda temize çıkarılmış olsunlar bu kadrolar partiye ve halka sadıktır, sosyalizm ve komünizm davasına inançları kararlıdır. Aydınların büyük bir çoğunluğu, örnek işçiler, yurtsever demokratlar, denizaşırı ülkelerdeki yurtsever Çinliler bütün tabakalardan bütün milliyetlerden yanlışlığa ve olumsuz kararlara maruz kalmış kadrolar ve kitleler anayurda sevgilerinde parti ve sosyalizme verdikleri destekte sarsılmadılar. Yoldaş Liu Şhao Şi, Peng Dehuai, He Long ve Tao Zhu ve bütün partili ve partisiz yoldaşlar, parti ve devlet önderleri “kültür devrimi”nde ölüme mahkum edilen bu insanlar Çin halkının anılarında ebedi olarak yaşayacaklardır. Bütün Parti, işçi kitleleri, köylüler HKO subay ve erleri, aydınlar, eğitimli gençler ve kadroların birleşik mücadeleleri neticesinde “kültür devrimi”nin fırtınası bir şekilde zayıflatılabildi. Önemli kayıplara rağmen ekonomimizde bazı ilerlemeler kaydedildi. Tahıl üretimi nispeten istikrarlı bir şekilde arttı. Sanayide iletişim ve sermaye oluşumunda bilim ve teknoloji alanlarında belirgin başarılar kazanıldı. Yeni demir yolları inşa edildi. Nanjing’de nehir üstünde büyük köprü tamamlandı. Belirli sayıda gelişmiş teknoloji kullanan büyük işletme çalışmaya sokuldu. Hidrojen bombası deneyi başarıyla sonuçlandırıldı ve insan yapımı uydular başarıyla uzaya yerleştirildi. Ve yeni hibrit cinsi uzun taneli pirinç tohumu geliştirildi ve kitleselleştirildi. İç kargaşalığa rağmen Halk Kurtuluş Ordusu kahramanca anayurdu savundu. Ve dış ilişkiler alanında yeni perspektifler oluşturuldu. Belirtmeye gerek yok ki bu başarılar hiç bir şekilde “kültür devrimi”ne mal edilemez. O olmasıydı davamız için çok daha büyük başarılar kazanabilecektik. Karşı devrimci Lin Biao ve Jiang Qing kliklerinin “kültür devrimi” boyunca sabotajlarından sıkıntı yaşamamıza rağmen sonunda onları yenmeyi başardık. Parti halkın politik gücü halkın ordusu ve Çin toplumu bütün acısından karakter itibariyle değişmeden kaldı. Bir kez daha tarih halkımızın büyük bir halk olduğunu ve partimiz ve sosyalist sistemin muazzam bir canlılık gösterdiğini kanıtladı.
Bkz. Belgelerle Çin Komünist Partisi’nin Dönüm Noktaları, (İstanbul: Canut Yayınevi, 2015), https://canutyayinevi.com/urun/belgelerle-cin-komunist-partisinin-donum-noktalari/
