Ekonomi: Çin Ekonomisinin Gücünün Dayanakları: Dört Ana Sütun
Merkezi Ulusal Halk Kongresi Milletvekili Yu Miaojie, Liaoning Üniversitesi Rektörü ve Uluslararası Ekonomi Vakfı Üyesi ile Söyleşi
Mart 2025
Çeviren: Eylül Deniz
Soru: 2024 yılında Çin ekonomisi %5’lik bir büyüme oranı yaşadı. 14. Beş Yıllık Planın sona ermesi ve 15. Beş Yıllık Plana geçtiğimiz bu kritik aşamada, Çin’in ekonomik büyümesinin yeni itici güçlerini nasıl daha da teşvik edebiliriz? Dış teknolojik engeller ve küresel sanayi zincirlerinin yeniden yapılandırılmasıyla hücumlarıyla nasıl başa çıkabiliriz? Çin’in yüksek kaliteli ekonomik kalkınması nasıl istikrarlı ve sürdürülebilir bir şekilde ilerleyebilir?
Devlet İstatistik Bürosu tarafından açıklanan verilere göre, Çin’in milli geliri 2024 yılında 134,9 trilyon yuanı aşarak %5’lik bir büyüme oranına ulaştı. Bu büyüme oranı aynı zamanda ülkemizin ekonomik temelinin istikrarlı, dirençli olduğunu ve uzun vadeli olumlu trendin değişmeden kaldığını yansıtıyor. Sizce ülkemizin ekonomik büyümesinin ana itici güçleri nelerdir?
Yu Miaojie: Çin ekonomisinin uzun vadeli olumlu bir yörüngede olduğu yönündeki görüşüm devam ediyor. Neden bu görüşe sahibim? Çünkü Çin ekonomisinin dört temel direği var.
Çin ekonomisinin dört temel direği var
Birinci direk, tüm sanayi zincirlerine sahip olan Çin’in karşılaştırmalı avantajıdır. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki sanayilerin içlerinin boşalmasıyla karşılaştırıldığında, Çin, arz yönlü reformların etkinliği sayesinde 41 ana kategori, 207 orta kategori ve 666 alt kategoriden oluşan eksiksiz bir sanayi sistemine sahiptir ve ayrıca sanayi kümeleri oluşturmuştur.
İkinci direk ise Çin’in iç talep avantajıdır. Birleşik iç pazarın sürekli iyileştirilmesiyle birlikte, dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, kalkınma ve yabancı yatırım çekme açısından uzun vadeli perspektiflerden uluslararası sermaye için önemli bir yatırım hedefi olmaya devam etmektedir. Bu durum, birleşik iç pazarın inşasının etkinliğini yansıtmaktadır.
Üçüncü sütun, Çin’in yetenekli insan havuzu avantajıdır. Bilim ve teknoloji, eğitim ve yetenek alanlarının entegre gelişimi teşvik ederek, ekonomik kalkınma için çok sayıda yetenek yetiştirilmiştir. Başka bir deyişle, yetenek getirisi özellikle belirgindir ve bu da Çin ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunuyor.
Dördüncü sütun, Çin’in özgün kurumsal avantajları, özellikle de büyük bir ülkenin sahip olduğu kurumsal sistem avantajlarıdır; bu da çabalarımızı büyük görevlere yoğunlaştırmamızı, odaklayabilmemizi ve tüm politikaların eksiksiz ve kapsamlı bir şekilde uygulanmasını sağlamamızı mümkün kılıyor. Burada planlama gücümüzü unutmayalım.
Bu dört sütun, Çin ekonomisinin özgün bir avantajıdır. Sadece bir veya iki alanda avantaja sahip olabilecek diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, Çin dört boyutun tamamında sistematik bir destekleme sistemi oluşturmuştur. Bu çerçeve, sadece kalkınma için bir temel değil, aynı zamanda önemli bir avantajdır; bu nedenle Çin ekonomisi uzun vadede istikrarlı ve sürdürülebilir bir büyüme sağlayabilmiştir.
Soru: 2025’e bakıldığında, Çin ekonomisinin 2025’teki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz ve hangi sektörler veya endüstriler öne çıkacak?
Yu Miaojie: Şahsen, Çin ekonomisinin 2025 yılına kadar %5 civarında bir ekonomik büyüme oranını sorunsuz bir şekilde sürdürebileceğine inanıyorum. Bunu başaracak potansiyele sahibiz. İki değerlendirmem var. Birincisi, az önce de belirttiğimiz gibi, temel göstergelerdeki uzun vadeli karşılaştırmalı avantajımız devam ediyor ve 2025’de zayıflamayacak; aksine güçlenecek. İkincisi, bazı zorluklarla da karşı karşıyayız, ancak bunları ele almak için bugün daha fazla politika aracımız var.
%5’lik bir ekonomik büyüme oranına ulaşmak için, şahsen bu yıl odak noktasının proaktif makroekonomik politikalar, özellikle de proaktif bir mali politika ve nispeten gevşek bir para politikası olması gerektiğine inanıyorum. Mali politika açısından, ekonomiyi canlandırmak için bir motor olarak kullanarak genellikle %3’lük bir bütçe açığı tutuyoruz. Zaten birçok ülke de daha önce %3’lük bir bütçe açığı oranını benimsemiştir. Ancak %3 statik bir gösterge değil; aslında birçok ülkenin %3’ü bütçe açığını aştığını da gördük.
Bu nedenle, bu yıl hızı artırmak istiyorsak, bunu %3’e dayandırmamıza gerek olmadığına inanıyorum. Aslında, %4’lük bir bütçe açık oranını da düşünebiliriz. Geçen yıl açık 4,06 trilyon RMB idi ve bu yıl bunu yaklaşık 5,6 trilyon RMB olarak belirlemenin daha bilimsel olacağını düşünüyorum. Bu benim ilk önerim.
İkinci olarak, özel uzun vadeli hazine bonoları veya ultra uzun vadeli özel hazine bonoları ve yerel yönetim özel bonoları ihraç ederek ekonomiyi daha da canlandırmamız gerekiyor. Proaktif mali politikaya ek olarak, ekonomiye daha fazla likidite enjekte etmek, yani piyasaya daha fazla fon akışı sağlamak için, özellikle faiz indirimleri, bankacılıkta zorunlu karşılık oranı indirimleri ve genişletilmiş açık piyasa işlemleri de dahil olmak üzere, orta derecede gevşek bir para politikası uygulamamız gerekiyor. Proaktif mali politika ve gevşek olan bir para politikası olmak üzere bu iki yönlü yaklaşım sayesinde, 2025 ortasına kadar %5’lik ekonomik büyüme hedefine ulaşmanın mümkün olduğuna inanıyorum. Harcama yaklaşımı açısından, ekonomik büyümenin itici güçleri üç ana alana ayrılabilir: tüketim, yatırım ve dış ticaret.
Dış ticaret
Bu vesileyle, bu yılki dış ticaret durumuna ilişkin tahminlerimi kısaca özetlemek istiyorum. Uluslararası ticarette korumacılığın yükselişi gibi belirsizliklere rağmen, Çin’in 2025 yılındaki genel dış ticaret seviyesi konusunda oldukça güvenliyim. Veriler, Çin’in 2024 yılındaki toplam dış ticaret hacminin yaklaşık 43 trilyon yuan olarak tahmin edildiğini gösteriyor. %5’lik bir büyüme oranına (43 trilyon yuan × %5 = 2,15 trilyon yuan) dayanarak, 2025 yılı sonuna kadar 45 trilyon yuan’a ulaşması bekleniyor ki bunun da tamamen ulaşılabilir bir hedef olduğuna inanıyorum.
Bu hedefe ulaşmak neden mümkün? Birincisi, Çin’in kapsamlı bir açıklık politikası modeline olan sürekli bağlılığından kaynaklanıyor. Bazı ülkeler ticaret korumacılığı ve yüksek gümrük vergileri uygulasa da, Çin ürünleri küresel pazarda yeri doldurulamaz nitelikte. Ticaret sapması etkisi olsa bile, ihracat üzerindeki gerçek etki kontrol edilebilir bir aralıkta kalıyor. İkincisi, gelişmekte olan ülke pazarlarına açılmak gibi önlemler, 45 trilyon yuan hedefine ulaşmak için önemli bir destek oluşturuyor.
Soru: Az önce Çin ekonomisine ilişkin olumlu görünümün değişmediğini belirttik. Ancak Genel Sekreter Xi Jinping’in de söylediği gibi, her yıl zorluklar ve meydan okumalar ortaya çıkıyor ve biz her zaman deneme yanılma yoluyla geliştik, bu deneyimlerden güçlenerek ilerledik. 2025 yılında ekonomik kalkınmanın karşı karşıya olduğu başlıca zorlukları ve meydan okumaları bizim için analiz edebilir misiniz?
Yu Miaojie: Genel Sekreter Xi’nin de belirttiği gibi, genel ortam olumlu ve Çin’in ekonomik büyümesinin uzun vadeli dayanıklılığı söz konusu. Ancak, kısa vadede bazı uluslararası şoklar nedeniyle birden fazla zorlukla karşılaşabileceğimizi de görüyoruz. Bunlardan biri uluslararası ticaret ve ekonomide belirsizlik. Bazı ülkeler ticarette korumacılığı benimsemiştir ki bu elbette bu haksız veya yanlıştır. Diğer ülkeler de kendi bakış açılarından karşı önlemler alacaktır.
Dünya ikinci bir ticaret savaşı turuna mı tanık olacak? Çin’in dış ticareti bu olumsuz etkiye nasıl yanıt vermelidir?
Dış dünyaya kapsamlı bir açıklık modeli oluşturmamız gerekiyor; yani daha büyük ölçekte, daha geniş kapsamda ve daha derin bir düzeyde dış dünyaya kapsamlı bir açılme modeli oluşturmalıyız. Gördüğümüz bir diğer nokta ise, ticaret korumacılığının uygulanmasının tedarik zinciri aksamalarına veya değer zincirlerinin dengesiz dağılımına yol açmasıdır.
Üçüncüsü, potansiyel zorluklara hazırlık için proaktif önlemler aldık. Birinci Çin-ABD ticaret savaşından itibaren, Çinli şirketlerin ihracat ülke destinasyonlarını çeşitlendirmeleri ve tüm yumurtaları tek bir sepete koymamaları gerektiğini önerdik. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki olgun pazarları hedeflemenin yanı sıra, gelişmekte olan sanayi ülkelerine ve gelişmekte olan ülkelere de ihracat yapmalıyız.
Ayrıca, yönetim perspektifinden bakıldığında, arz yönlü reformu daha da teşvik etmeli ve yeni tür üretici güçleri geliştirmeliyiz. Dış dünyaya açılmanın yanı sıra, reform ve açılım iç pazara da vurgu yapmalıdır. İç pazara açılmanın kilit bir yönü, birleşik bir iç Pazar oluşturmak ve bölgeler arasındaki ticarette engelleri ortadan kaldırmaktır ki bu da çok önemli bir görevdir.
Soru: Birleşik ulusal Pazar, Çin’de yüksek kaliteli ekonomik kalkınmayı teşvik etmek için önemli bir stratejik önlemdir. Son yıllarda Çin, özellikle 7 Ocak’ta yayınlanan “Birleşik Ulusal Pazarın İnşası İçin Kılavuz (Deneme Kararı)” olmak üzere, bazı özel hedefleri ve önlemleri açıklayan bir dizi ilgili politika belgesi de yayınladı. Birleşik ulusal pazarın uygulanmasındaki mevcut ilerleme hakkında bilgi verebilir misiniz? Özellikle, bölgelerarası piyasa engellerinin kaldırılması, kaynak tahsisinin optimize edilmesi ve koordineli bölgesel kalkınmanın teşvik edilmesi konularında ne gibi ilerlemeler kaydedilmiştir?
Yu Miaojie: Ülkede Birleşik bir iç Pazar oluşturmanın çok önemli bir görev olduğunu da görüyoruz. Objektif olarak bakıldığında, birleşik bir iç Pazar oluşturma süreci hızla ilerliyor ve az önce bahsettiğiniz tüm yönlerde büyük ilerleme kaydedildi.
Özellikle, birleşik bir iç pazarın üç yönüne odaklanması gerektiğine inanıyorum. Birincisi, üretim faktörleri açısından (sermaye, arazi, yetenek, enerji ve ulaşım) birleşik bir iç Pazar oluşturulması gerekiyor. Örneğin, yetenek konusunda, birleşik bir ulusal yetenek pazarı var mı? Yetenek havuzumuz, insanların daha üst düzey pozisyonlara geçmesi ve suyun daha alt düzey pozisyonlara akması olgusunu gerçekleştirebilir mi?
Sermaye için birleşik bir pazara ihtiyaç var; özel ve kamu işletmelerinin aynı faiz oranlarıyla ve aynı sermaye maliyetiyle kredi alabilmeleri sağlanmalıdır. Bir diğer önemli unsur ise birleşik bir dijital veri pazarıdır. Altyapı çalışmalarının yanı sıra, çeşitli devlet dairelerinin veri paylaşımı yaptığı dijital bir hükümet kurmak da önemli bir görevdir. Birleşik iç Pazar ancak veri paylaşımı yoluyla daha da geliştirilebilir. Üretim faktörleri için birleşik bir Pazar oluşturmak bir başlangıç noktasıdır; Odak noktası ise, büyük ölçüde tamamlanmış olan, ürün ve hizmetler için birleşik bir Pazar oluşturmak olmalıdır.
Bence geçen yıl birleşik iç pazarın en önemli başarısı, işlem maliyetlerindeki azalmadır. İşlem maliyetleri hem örtük hem de açık maliyetleri içerir. Lojistik maliyetleri gibi açık maliyetlerde hızlı bir düşüş görüldü ve lojistik artık sorunsuz bir şekilde işliyor. Çin’de internet çevrimiçi alışveriş genellikle ücretsiz kargo ile yapılıyor oysa , Amerika Birleşik Devletleri’nde kargo maliyetleri çok yüksek olup, bazen ürün fiyatının %10 ila %20’sine ulaşmaktadır.
Geçen yılın en önemli başarılarından biri, çeşitli bölgelerde siyasi ortamın sürekli olarak optimize edilmesi ve iş ortamının iyileştirilmesi, iş yapmayı kolaylaştırması ve insanları başka yerlere yatırım yapmaya teşvik etmesidir. Liaoning Eyaleti Hükümeti, iş ortamını iyileştirmek için somut bir önlem olarak, halka ücretsiz olarak basılan ve dağıtılan “İyilik ve torpil İstemeden İşleri Halletme Rehberi” adlı bir kitapçık bile yayınladı.
Özel sektör, Çin’in ekonomik kalkınmasını yönlendiren hayati bir güçtür
Soru: Özel sektör, Çin’in ekonomik kalkınmasını yönlendiren hayati bir güçtür ve büyümenin istikrara kavuşturulmasında, insanların yaşam standartlarının iyileştirilmesinde ve istihdamın artırılmasında önemli bir rol oynamaktadır. 17 Şubat’ta Xi Jinping, özel işletmeler üzerine düzenlenen bir sempozyumda, “özel ekonominin yeni çağda ve yeni yolculukta geniş ufukları ve büyük potansiyeli vardır ve özel işletmelerin ve girişimcilerin yeteneklerini tam olarak sergilemeleri için doğru zamandır” diyerek bu konuyu vurguladı. Sizce, özellikle teknolojik yenilik, yeşil kalkınma ve endüstriyel dönüşümde daha büyük bir rol oynamalarını teşvik ederek, özel işletmelerin inovasyon potansiyelini nasıl daha iyi teşvik edebiliriz?
Yu Miaojie: Genel Sekreter Xi Jinping, özel ekonomi ve özel sektör işletmeleriyle çok ilgilenmektedir. Özellikle bu sempozyumda, Genel Sekreter, özel ekonomi ve özel girişimcilere yönelik tutumunun hiçbir zaman değişmediğini ve tutarlı olduğunu vurguladı. Bu iki “sarsılmaz taahhüt”, ülkedeki farklı işletme türlerine yönelik temel yaklaşımımızdır. Bir yandan, devlet sermayeli işletmeleri kararlılıkla güçlendirecek ve genişletecek, yaratıcılıklarını, kontrollerini, etkilerini ve rekabet güçlerini artıracağız. Diğer yandan, özel sektörü kararlılıkla geliştirecek ve daha büyük bir rol oynaması için yönlendireceğiz.
Özel sektör artık sadece ulusal ekonomiye faydalı bir ek sektör değil, ekonominin hayati bir bileşendir. Bu nasıl yansıyor? Daha önce “56789”dan bahsetmiştik: Milli GELİR’in %50’si, vergi gelirlerinin %60’ı, inovasyonun %70’i, istihdamın %80’i ve özel şirketlerin %90’ından fazlası. “56789” sembolü ülke çapında ortalamayı tanımlıyor; bazı eyaletlerde özel sektör oranları daha da yüksek. Bu nedenle, özel sektör Çin’in ekonomik kalkınması için son derece önemlidir.
“56789” sembolik ifadesine göre Çin de kamu dışı ekonomik sektörün toplam vergi gelirine katkısı % 50 , Milli gelire katkısı %60, İnovasyon ve arge faaliyetleri ve yatırımlarına katkısı %70 , toplam kentsel istihdama katkısı % 80, toplam şirket sayısı içinde kamu-dışı sektör şirketlerinin sayısı % 90
Özel ekonomiyi nasıl daha da geliştirebiliriz?
Öncelikle, güven inşa etmeliyiz; güven altından daha değerlidir. Daha önce özel ekonominin ve özel işletmelerin değer görmediğini öne süren bazı muhalif sesler olmuş olabilir, ancak bu şüphesiz yanlıştır. Genel Sekreter Xi Jinping’in özel girişimcilerle bir sempozyum düzenlemesi bu noktayı tam olarak göstermektedir. Toplantıdan sonra piyasa tepkisi son derece olumlu olmuş ve herkes baharın geri döndüğüne inanmıştır – aslında bahar her zaman oradaydı.
İkincisi, somut önlemler alınıyor. Bunlar iki yönü içerir. Birincisi, piyasaya erişim. Geçen Aralık ayında düzenlenen Merkezi Ekonomik Çalışma Konferansı ve özellikle ÇKP 18. Merkez Komitesi’nin Üçüncü Plenum Toplantısı, piyasaya erişimi vurgulamıştır. Diğer yön ise, özel işletmelerin ve devlet işletmelerinin aynı ve eşit faktör fiyatlarından yararlanmasını ummamızdır.
Üçüncüsü, sağlıklı ve uygulanabilir bir çıkış yolu mekanizması. Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi 18. Dönem Üçüncü plenum Toplantısı ve Merkez Ekonomik Çalışma Konferansı’ndan özel işletmeler üzerine yapılan sempozyuma kadar, özel ekonomiyi desteklemeye güçlü bir vurgu yapıldığını görüyoruz.
Soru: Bölgesel açılma politikaları ve iş birliğinin de Çin’in ekonomik kalkınması için önemli bir itici güç olduğunu biliyoruz. 45 milyon insanın yaşadığı Liaoning Eyaleti, geçen yıl fiili yabancı yatırım büyüme oranında Kuzeydoğu Çin bölgesine liderlik etti. Çin-Rusya “Kuzeydoğu-Uzak Doğu” iş birliğinin derinleşen eğilimi göz önüne alındığında, Kuzeydoğu Canlandırma Düşünce Kuruluşu’ndan bir uzman olarak, Liaoning’in Kuzeydoğu Asya’da yeni bir dışa açılma merkezi kurmadaki avantajları hakkındaki görüşleriniz nelerdir ve hangi alanlarda kilit çalışmalara odaklanılmalıdır?
Yu Miaojie: Liaoning Üniversitesi’nde çalışıyorum. Genel Sekreter Xi Jinping, Kuzeydoğu Çin’in kapsamlı canlandırılması için bir yön belirledi. Kuzeydoğu Çin’in kapsamlı canlandırılmasının en önemli iki yönünün reform ve açıklık olduğunu belirtti. Reform açısından en önemli şey, birleşik bir iç Pazar oluşturmak ve bunu birleşik ulusal pazara entegre etmektir. Açılım açısından ise Kuzeydoğu Çin özgün bir rol oynamaktadır. Yeni bir ulusal açılım modelinin inşasında özgün avantajlara sahiptir.
Üç ana Küresel girişim olan Küresel kalkınma, Küresel güvenlik ve Küresel medeniyet girişimleri, büyük ölçüde İpek Kuşak ve Yol Girişimi’nin çeşitli ülkelerdeki ilerlemesiyle yönlendirilmekte olup, Kuzeydoğu Çin bu süreçte özgün bir rol oynamaktadır. Karasal ve deniz İpek Yollarının farklı bir şekilde gelişmesi gerektiğine her zaman inandım; karasal İpek Yolu doğuya doğru genişlemeye, deniz İpek Yolu ise kuzeye doğru genişlemeye odaklanmalıdır. Bunun nedeni, kara İpek Yolu’nun batıya doğru genişlemesinin çok sayıda jeopolitik sorunu içermesi ve bu bölgelere yatırım teşvik etmeyi gerçekçi kılmamasıdır. Bu nedenle, odak noktası özellikle Uzak Doğu’da Rusya ile ekonomik ve ticari işbirliğini güçlendirmek olmalıdır. Bu benim ilk noktam.
Deniz İpek Yolu neden kuzeye doğru genişlemelidir? Bence 2020 yılının sonunda RCEP’e katıldıktan sonraki hedefimiz, “Kapsamlı ve İlerleyici Trans-Pasifik Ortaklığı Anlaşması” olan CPTPP’ye katılmaktır. Japonya ve Güney Kore, CPTPP’deki en önemli ticaret ortaklarımızdan ikisidir. Japonya ve Güney Kore’den ara mallar ithal ediyor, bunları bir araya getirip işliyor ve ardından bitmiş ürünleri dünyanın dört bir yanındaki ihracat destinasyonlara ihraç ediyoruz.
Kara İpek Yolu doğuya, deniz İpek Yolu ise kuzeye doğru uzanırsa, birleşme noktası Kuzeydoğu’dadır. Bu nedenle, Kuzeydoğu Çin’deki kara-deniz koridoru doğal olarak ulusal bir strateji haline gelmiştir. İkinci olarak, Rusya ile ekonomik ve ticari işbirliğini hızlandırmamız gerekiyor. Bir yandan, Rusya’nın petrol ve doğal gaz da dahil olmak üzere ham maddelerini bilinçli bir şekilde “transit güzergahından” “transit ekonomisine” dönüştürmeli ve taşıma sürecinde yerel ekonomiyi güçlendirmeliyiz. Bu da özellikle önemli bir nokta.
Ayrıca, Liaoning Serbest Ticaret Bölgesi’nin kurulmasında büyük bir potansiyel var. Shenyang Kentimiz açısından bakıldığında, Kuzeydoğu Asya’da uluslararası bir merkez şehir olarak konumlanmış durumda ve Seul ile Tokyo’ya kıyasla bir örnek teşkil ediyor. Devlet tarafından belirlenen yaklaşık bir düzine merkez şehir arasında sadece Shenyang’ın Kuzeydoğu Asya’da uluslararası bir merkez şehir olarak konumlandırıldığını görebilirsiniz; bu da kuzeye açılma ulusal stratejisinin önemini yansıtıyor. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, Liaoning Üniversitesi yetenek yetiştirmeye adanmıştır. Rusya’daki Vladivostok Uzak Doğu Federal Üniversitesi ile iş birliğini teşvik ediyor, Çin Eğitim Bakanlığı veya diğer bakanlıklardan destek almaya çalışıyoruz; örneğin “2+2” lisans programı veya “1+1” yüksek lisans programı kurmak ve girişimcilerin önce Uzak Doğu bölgesini ve Rusya’nın Vladivostok’unu anlamalarını sağlamak için çalışıyoruz.
Rusya Uzak Doğusu
Girişimciler, ancak bunları anladıktan sonra yatırım yapmaya cesaret edeceklerdir. 6,5 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ve yaklaşık 7 milyonluk nüfusuyla Rus Uzak Doğusu, bol kaynaklara ve önemli stratejik değere sahiptir. Çin hükümeti kuzeye açılmayı teşvik ederken, Liaoning eyaletini bir köprübaşı olarak Kuzeydoğu Asya’nın açılması için öncü bir merkez haline gelebileceğine inanıyoruz.
Soru: Ülkede yüksek kaliteli ekonomik kalkınmayı teşvik ederken, ülkemiz aynı zamanda küresel ekonomik toparlanmanın dengesizliğinden kaynaklanan zorluklarla da karşı karşıya. Hepimizin bildiği gibi, Çin küresel tedarik zincirinde çok önemli bir bağlantı noktasıdır. Peki küresel tedarik zincirindeki konumumuzu nasıl korumalıyız? Özellikle 2025 yılında, yeni enerji ve fotovoltaik enerji gibi avantajlı sektörlerimiz, teknoloji ihracatı standartları yoluyla Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından dayatılan karbon engellerini nasıl aşabilir ve küresel değer zincirinin yeniden yapılandırılmasını nasıl sağlayabiliriz?
Yu Miaojie: Çin’in sanayi zincirinin karşılaştırmalı avantajları ve sanayi kümelenmesinin avantajları Çin’in sistemine özgüdür. Küresel ekonomik parçalanma riskleri göz önüne alındığında, temel rekabet gücümüzü güvence altına almak için birkaç nokta özellikle önemlidir.
Birincisi, yapay zeka, bilgi teknolojisi, yeni enerji, yeni materyaller, yüksek teknoloji ekipmanları, biyotıp ve kuantum teknolojisi gibi gelişmekte olan stratejik sektörlerin geliştirilmesine odaklanarak yeni tür verimlilik noktaları oluşturmalıyız.
Bu en önemli husustur. Hükümet Yüksek riskli sektörler için ortak platformlar oluşturmalı ve altyapıyı desteklemelidir. İşletmeler bir projenin uygulanabilir olup olmadığı konusunda kendi kararlarını kendileri vermelidir, ancak daha fazla araştırma ve geliştirme için sosyal sermaye ve kamu sermayesine ihtiyaç vardır.
İkinci olarak, ortaya çıkan stratejik sektörlere ek olarak, geleneksel sektörlerin de derinlemesine dönüşümünü ve iyileştirilmesini gerçekleştirmemiz ve dijitalleşme ve akıllılaşma yoluyla rekabet gücünü artırmamız gerekiyor.
Az önce tartıştığımız temel soruya dönecek olursak, AB’nin karbon tarifelerinin ve diğer benzer önlemlerin etkisine nasıl yanıt vermeliyiz? Bence en önemli şey, standartlar belirlemek ve kendimizi standart sisteminin inşasına entegre etmektir. Az önce, daha büyük ölçekli, daha geniş kapsamlı ve daha derin düzeyde kapsamlı bir dışa açılma modeli oluşturmamız gerektiğini belirttik. Bunu nasıl anlıyoruz? Daha derin bir düzeyde, faktör bazlı dışa açılmadan kurumsal açıklığa geçiş anlamına gelir ve kurumsal dışa açılmanın anahtarı standartlar belirlemektir. Bence, gelecekte odak noktamız endüstriyel sistemdeki etkimizi artırarak küresel standartlar belirlemek olacaktır.
