Çinli Komünistlerin Sosyalizmin Başlangıç Aşaması Teorisi Nedir?
Ferdi Bekir

Çinli Komünistler Çin koşullarında sosyalizmi inşa konusundaki görüşleri ve diğer ülkelerin sosyalizm inşa pratiklerini inceleyerek ilk kez 1987 yılındaki 13. Parti Kongresinde sosyalizmin başlangıç aşaması teorisinin görece olgun bir tanımını yaptılar. Deng Xiaoping de Çin’de sosyalizmin ilk başlangıç aşaması sosyalizmin az-gelişkin aşaması olarak tanımlamıştı.
Daha sonra On yıllık bir teorik araştırma ve pratik arayıştan sonra 1997 yılındaki 15. Parti Kongresi raporunda dokuz maddelik yeni bir teorik özet değerlendirme yapılmıştır.
Bu değerlendirmenin önemli bir yanı Çin’in bu aşamada sosyalizm altında modernleşmeyi tamamlamasıdır. Böylece dünyada modernleşmeyi tamamlamış az sayıda Batılı kapitalist ülke dışında, dünya tarihinde ilk kez bir doğu ve güney ülkesi modernleşmeyi tamamlamış olacaktır.
Bu değerlendirmeye göre, sosyalizmin ilk başlangıç aşaması 9 maddede şöyle tanımlanmıştır:
DOKUZ MADDE= DOKUZ GÖREV
Birincisi, sosyalist modernleşmeyi gerçekleştirmek için aşamalı ve tedrici olarak Çin’in az gelişmişliğini ortadan kaldıracağı bir tarihsel dönemdir.
İkincisi, Çin’in büyük bir kısmında tarımsal nüfusun ve el emeğinin baskın olduğu bir tarım toplumundan, tarımsal nüfusun baskın olmadığı modern tarım ve hizmetler sanayisini içeren sanayileşmiş bir topluma dönüşeceği bir tarihsel dönemdir.
Üçüncüsü, bugün egemen olan doğal ve yarı doğal Çin ekonomisinin yüksek düzeyde gelişmiş bir pazar ekonomisine dönüşeceği bir tarihsel dönemdir.
Dördüncüsü, Çin’in geri düzeydeki ekonomisi ve kültürüyle birlikte genelde okuma yazma bilmeyen ve yarı-okumamış bir toplumdan gelişmiş bilimi, eğitimi ve teknolojisi olan bir topluma dönüşeceği bir tarihsel dönemdir.
Beşincisi, Çin’in nüfusunun büyük bölümünün yoksul ve yaşam düzeyi düşük durumundan, toplumdaki tüm bireylerin ortaklaşa refah içinde yaşadığı bir topluma dönüşeceği bir tarihsel dönemdir.
Altıncısı, Çin’deki zengin ile fakir arasındaki uçurumun ve aynı zamanda bölgesel farklılıkların adım adım aşamalı bir biçimde gelişme yoluyla azaltılacağı bir tarihsel dönemdir.
Yedincisi, Çin’in sosyalist pazar ekonomisini, gelişkin sosyalist demokrasi sistemini ve diğer gelişkin sistemleri oluşturmak ve geliştirmek için reformlar ve ilerlemeler yapacağı bir tarihsel dönemdir.
Sekizincisi, Çin halkının bir yandan maddi diğer yandan manevi uygarlığını geliştirmek üzere koyduğu idealleri cesurca, azimle, gayretle ve tok gönüllülükle geliştireceği bir tarihsel dönemdir.
Dokuzuncusu, Çin ulusunun büyük bir yeniden gençleşmeyi ortaya çıkardığı ve Çin’in kendisiyle dünyanın gelişmiş toplumları arasındaki mesafeyi kısaltmış olacağı ve dünyanın modernleşmeyi tamamlamış olan az sayıdaki ülke arasına gireceği bir tarihsel dönemdir. (Dünyada 200 dolayında ülke var)
Bugünkü Çinli teorisyenlere göre 2040’lara gelindiğinde Çin’in sosyalizmi başlangıç aşamasını geride bırakıp yeni bir aşamaya geçebilecektir. 1987 yılındaki 13. Parti Kongresinde sosyalizmin başlangıç aşaması şöyle tanımlanmıştı:
“Bir yandan, Çin’de üretim araçlarının kamu mülkiyeti temeli üzerinde sosyalist ekonomik sistemin, demokratik halk diktatörlüğü biçiminde Sosyalist bir politik sistemin ve üstyapının ideolojik alanında Marksizmin yönlendirici konumda olmasının kurulmuş ve olduğu açıktır.” … “Ve Çin’de sömürü sistemi ve sömürücü sınıflar ortadan kaldırılmıştır; ülkenin ulusal ekonomik güçleri olağanüstü ölçüde geliştirilmiş; bilim, eğitim ve kültürde büyük ilerlemeler sağlanmıştır… Öte yandan ise, Çin büyük bir nüfusa ve oldukça yoksul bir temele sahiptir. Ayrıca Çin, kişi başına düşen gayri safı milli gelir bakımından diğer ülkelerin çok gerisindedir.
Tüm toplum ölçeğinde bakıldığında, üretici güçlerin geri olması, üretim ilişkilerinde ileriye doğru istenen düzeyde reformların yapılamaması gerçeğini belirlemektedir, çünkü toplamdan bakıldığında üretimin toplumsallaşma Düzeyi sosyalist toplumsal mülkiyetin geliştirilmesi bakımından hala çok düşüktür. Meta ekonomisi ve iç Pazar hala azgelişmiş bir durumdadır ve sosyalist ekonomik sistem olgunlaşmamış ve mükemmel olmaktan uzaktır. Üstyapı alanında, yüksek düzeyde gelişkin bir sosyalist demokrasi ve politikaların inşası için gerekli bir dizi ekonomik ve kültürel koşullar da aynı biçimde büyük ölçüde uygunsuzdur. Toplumda çürümüş feodal ve kapitalist düşüncelerin etkisi ve küçük üretimin beslediği geleneğin güçleri hala yaygındır ve bunlar zaman zaman Parti ve devlet yönetimindeki kadroların saflarına sızabilmektedir. Bütün bu olgular, Çin’in sosyalizmin birincil- başlangıç aşamasını henüz tamamlamamış olduğunu göstermektedir”.
“Günümüzün Çin’inin özgül tarihsel koşullarında, Çin halkının tam olarak gelişmiş kapitalizm aşamasından geçmeksizin sosyalist yolda yürüyemeyeceğini düşünmek, devrimci gelişme sorunu konusunda mekanik bir bakış açısıdır ve bu bakış açısı Çin’deki Sağ sapma hataların bilişsel kökenini oluşturur. Öte yandan ise, üretici güçlerde geniş kapsamlı bir gelişme sağlanmaksızın sosyalizmin birincil- başlangıç aşamasının atlanmasının olanaklı olabileceğine inanmak, ütopik bir bakış açısıdır. Bu da “sol” hataların en önemli bilişsel kökenidir”.
