Bilimsel Sosyalizme Göre Sosyalizmin Evrensel Nitelikleri ve Tikel Nitelikleri Nedir?

Derleyen Cem Kızılçeç

Not: Bu tartışma 2000 yılında Çin ve Vietnam KP teorisyenlerinin ortak teorik çalışma konferansından alınmıştır. Aşağıda vereceğimiz parça ünlü ÇKP teorisyeni ve lideri Li Tieying’in bu toplantıdaki konuşmasından derlenmiştir.

Sosyalizm teorisyenleri olarak önümüzdeki en önemli başlıklardan biri, sosyalizmin evrensel nitelikleri ve tikel/özgün nitelikleri arasındaki ilişkiyi doğru bir şekilde anlayıp ele alabilmemizdir.

*Komünist Manifesto*nun yayınlanmasından ve bilimsel sosyalizm teorisinin doğuşundan bu yana 150 yıldan fazla zaman geçti. Dünyanın ilk sosyalist ülkesi olan Sovyetler Birliği, on yıllarca sosyalist pratiği yürüttü.  Çin Halk Cumhuriyeti ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti de 50 yılı aşkın süredir sosyalist pratikleri araştırdı. Gerek pratik keşif ve deneyim birikimi açısından, gerekse teorik iyileştirme ve gelişme açısından, sosyalizm anlayışımız artık eskisinden çok daha derin, zengin ve çok daha somut.

Sosyalizmin evrensel niteliklerini ve tikel/özgün niteliklerini doğru bir şekilde anlamak, esasen sosyalizmin ne olduğunu ve nasıl inşa edileceğini anlamak anlamına gelir. Geçmişte bunu tam olarak anlamamıştık.

Sosyalizmin Evrensel Nitelikleri: Sosyalizm nedir?

Birincisi; genel anlamda, sosyalizm öncelikle tarihsel gelişmenin evrensel yasalarına dayalı olarak, geleceği temsil eden ve en nihayetinde kapitalizmin yerini alacak yeni, gelişmiş bir toplumsal yapıyı ifade eder. Sosyalizmin evrensel niteliği, sosyalizmin gelişim yolunun tarihsel olarak kaçınılmazlığını ifade eder. Yani, her ülke kaçınılmaz olarak eninde sonunda sosyalist yola girecektir. Bu, karşı konulamaz bir nesnel yasadır.

İkincisi, bu evrensellik, izlenmesi gereken genel ilkelerde, yani sosyalist sistemin niteliksel özelliklerinde veya kendisini sosyalizmin özünde daha da net gösterir.

Sosyalist sistemi kapitalizmden ve diğer sömürücü sistemlerden ayıran da tam olarak bu temel özelliklerdir.

Marx, Engels, Lenin ve diğer Klasik Marksist yazarlar, bu evrensel nitelikleri farklı bakış açılarından ve farklı eserlerde özetlemişlerdir. Yoldaş Deng Xiaoping bunu şöyle değerlendirmişti: “Sosyalizmin özü (sosyalizmin evrensel nitelikleri), üretici güçleri özgürleştirmek ve geliştirmek, sömürüyü ortadan kaldırmak, toplumdaki kutuplaşmayı ortadan kaldırmak ve nihayetinde ortaklaşa refahı sağlamaktır.”

Deng Xiaoping’in sosyalizmin özüne veya sosyalizmin evrensel nitelikleri dair bu yeni teorizasyonu, Marksist bilimsel sosyalizmin temel ilkelerini savunup geliştirerek ona yeni bir anlam ve çağdaş içerik kazandırmıştır.

Peki, sosyalist sistemin evrensel niteliklerini somutlaştıran temel özellikler ve ana ilkeler nelerdir?

Bizce başlıca 6 ana nokta şunlardır:

–Sosyalist toplum, üretici güçleri mümkün olan en kısa sürede geliştirmeli, kapitalizmden daha yüksek bir emek verimliliği yaratmalıdır;

–üretim araçlarının kamu mülkiyetinin ve dağıtımının emeğe göre baskın konumunu kurmalı, bazı bölgelerin ve bazı insanların önce zenginleşmesine izin vermeli ve nihayetinde ortak refahı sağlamalıdır;

—halkın demokratik diktatörlüğünü veya proletarya diktatörlüğünü uygulamalıdır;

— işçi sınıfının öncüsü olan Komünist Partiyi temel önder etken olarak almalıdır;

—Toplumda Marksizmi yol gösterici ideoloji olarak inşa etmeli ve sosyalist düşünce ve kültürü yaratmalıdır;

 –Yurtseverlik ve proletarya enternasyonalizminin birliğine bağlı kalmalı, dış dünyaya açılmaya ve diğer ülkelerle eşit ve karşılıklı yarar sağlayan iş birliğine bağlı kalmalı, hegemonyacılığa karşı çıkmalı, dünya barışını korumalı ve uluslararası iş birliği ve kalkınmayı teşvik etmelidir.

Deng Xiaoping, üretici güçlerin özgürleştirilmesi ve geliştirilmesini sosyalizmin temel ve öncelikli görevi seviyesine yükseltmiş, bu görevi sosyalizmin özüne (evrensel nitelikleri arasına)  dahil etmiş ve böylece klasik Marksist yazarların da birçok eserde ortaya koyduğu gibi sosyalizmin en temel niteliğini (evrensel niteliği) -daha yüksek emek verimliliği yaratmayı- vurgulamıştır.

Deng Xiaoping’in bu güncellemesi, özellikle az gelişmiş ekonomilere ve kültürlere sahip ülkeler için geçerlidir. Çin’in yeni döneminde zihinlerimizin özgürleşmesinde en önemli başarılarından biri, sosyalizmin evrensel niteliklerine ilişkin düşüncemizin özgürleşmesidir. Elbette, üretici güçlerin geliştirilmesinin önemini vurgularken, sosyalizmin diğer evrensel niteliklerini de göz ardı etmemeliyiz. Bunun yerine, üretici güçlerin geliştirilmesi temel görevini sosyalizmin diğer temel yönleriyle organik olarak birleştirmeli, böylece toplumsal üretici güçlerin ve üretim ilişkilerinin birliğini ve sosyalizmin temel görevinin ve temel nihai amacının birliğini somutlaştırmalıyız. Bu temel özellikler ve temel ilkeler, Partimizin temel programında açıklanmaktadır.

Sosyalizmin Tikel Nitelikleri ve Çin’e Özgü Sosyalizmde Pratik Uygulamaların Ardındaki Teorik Görüşler

Evrensel nitelikler, aslında tikel nitelikler içinde içerilir. Sosyalizmin tikel veya özgün nitelikleri, sosyalizmin evrensel niteliklerinin çeşitli ülkelerde ve sosyalizmin o ülkedeki farklı gelişim aşamalarında gerçekleştirilmesinin tikel biçimlerini ifade eder. Bu, farklı tarihsel koşullar altında sosyalizmin temel ilkelerinin, bir ülkenin özgün gerçekleriyle birleşme sürecinde yaratıcı bir şekilde uygulanması ve pratik bir tezahürüdür. Çine özgü sosyalizm ve Vietnam’ın ulusal koşullarına uygun sosyalizm, bilimsel sosyalizmin evrensel nitelikleri ile Vietnam’ın özgün/tikel ulusal koşullarının diyalektik ve organik bir birleşimini temsil eder.

Sosyalizmin evrensel niteliklerinin ve tikel niteliklerinin birliği, mevcut sosyalist sistemin temel gereğidir. Bu temel gerekliliğe bağlı kalmak, sosyalizm davasının gelişmesini ve sürekli ilerlemesini sağlayacaktır; bu gerekliliğin ihlali sapmalara ve hatta gerilemelere yol açacaktır.

İki Hatalı Yaklaşım

Bu nedenle, iki hatalı eğilime karşı çıkmalıyız: birincisi sosyalizmin tikel niteliklerini göz ardı edip tek taraflı olarak evrensel niteliklerini vurgulamak ve ikincisi evrenselliği terk edip yalnızca özgünlüğü vurgulamak. Her iki eğilim de sosyalist pratiğin yönünü kaybetmesine ve zorluklara düşmesine neden olacaktır. Uluslararası komünist hareketin tarihi bunu defalarca kanıtlamıştır.

1960;mso-spacerun:yes’>  ve öğrenirken sosyalizmi inşa ediyoruz. Sadece sosyalizmi inşa ederek sosyalist deneyim kazanabiliriz. Sosyalizmi yalnızca kitaplardan tartışma dönemi sonsuza dek sona erdi”.

Marksizmin temel ilkelerine rehberlik eden Çin ve Vietnam halkları, kendi ulusal koşullarından hareket etme ve pratiğe girişime yoluyla öğrenme, keşfetme ve geliştirme ilkesine bağlı kalarak, sürekli olarak yeni deneyimler yaratıp biriktirerek, Marksizmin teorik hazinesini zenginleştirmeye gereken katkıları yapmaktadırlar.

Pratik Uygulamada Hatalarımız

Çin gibi ekonomik ve kültürel olarak geri kalmış bir Doğu ülkesinde sosyalizmi inşa etmek, Marksizm tarihinde yeni bir zorlu meydan okumaydı. Sosyalist toplumda üretici güçlerin ve üretim ilişkilerinin nasıl ele alınacağı konusundaki kritik soruda biz iki hata yaptık:

Birincisi, sosyalist mülkiyet biçimine sahip olan sektörler ne kadar büyük ve ne kadar ileri düzeyde kamusal olursa o kadar iyi olduğunu savunduk; ikincisi, uzun süre üretici güçlerin gelişimine öncelik vermeyi ihmal ettik. İki hata şöyleydi: bir yandan, üretici güçlerin gelişimini ciddi olarak engelleyen ve aslında sosyalizmin temel nitelikleri içine dahil edilmemesi gereken bazı şeyleri veya yalnızca belirli özel tarihsel koşullar için uygun olan birçok şeyi “sosyalist ilkeler” olarak gördük; diğer yandan, sosyalist koşullar altında üretici güçlerin gelişimine katkıda bulunacak birçok şeye “bu kapitalizm olur” diye karşı çıktık.

Çin Özgülüne İlişkin Tespitlerimiz ve Özgün Pratiğimize Yön Veren Görüşler

1) Çin’de Sosyalizmin İlk Başlangıç Aşamasında Bulunduğumuza İlişkin Marksist Bilimsel Değerlendirme.

Toplumumuzun şu anda içinde bulunduğu tarihsel aşamayı doğru anlamak, Çine özgü sosyalizmi inşa etmenin temel meselesi ve doğru çizgiler ve politikalar formüle etmenin ve uygulamanın temelidir. Deng Xiaoping şöyle ifade etmişti: “Sosyalizm komünizmin ilk aşamasıdır; biz ise hala sosyalizmin ilk az gelişkin aşamasında bulunuyoruz”.

 Yıllar içinde Partimizin ülke koşullarını anlamadaki en büyük başarısı, toplumumuzun gelişim aşamamızı bilimsel ve doğru bir şekilde konumlandırmak olmuştur; yani Çin’in şu anda ve uzun süre sosyalizmin ilk aşamasında olacağı tespiti.

2) Sosyalist Pazar Ekonomisi Sisteminin İnşası

Sosyalizm ve pazar ekonomisi arasındaki ilişki, bizim için her zaman kafa karıştıran bir sorun olmuştur. Bu sorun, sadece Çin’de değil, diğer sosyalist ülkelerde de uzun süreli tartışmalara ve tekrar tekrar yapılan araştırmalara konu olmuştur. 1992 yılının başlarında, Yoldaş Deng Xiaoping çarpıcı bir şekilde şunları belirtmiştir: “Daha fazla planlama mı yoksa daha fazla pazar mı olduğu, sosyalizm ve kapitalizm arasındaki temel fark değildir” ve “Planlama da pazar da sadece ekonomik araçlardır.”

Bu önemli değerlendirme, planlı ekonominin sosyalizme, pazar ekonomisinin ise kapitalizme ait olduğu şeklindeki geleneksel sosyalist görüşümüzün kırılmasını sağlayarak, sosyalizm ve pazar ekonomisi arasında temelden bir çelişki olmadığını ortaya koymuştur. Pazar mekanizması, ileri düzeyde toplumsallaşmış üretim koşullarında ekonomik kaynakların tahsisinin temel yöntemidir; yani Pazar mekanizması hem kapitalizm hem de sosyalizm tarafından kullanılabilir.

3) Sosyalist hukuk devletini kurmak ve hukukun egemenliğini inşa etmek

Demokrasi olmadan sosyalizm olmaz, Demokrasi olmadan sosyalist modernleşme de olmaz. Ülkemizde uygulanan halkın demokratik diktatörlüğü ve 5 kademeli halk kongreleri (Sovyet) sistemi, halkın mücadelesinin ve tarihin seçiminin meyvesidir.

Ulusal koşullarımıza uygundur ve sosyalizmin temel gereksinimlerini somutlaştırarak siyasi sistemimizin temel taşını oluşturur. Demokrasinin geliştirilmesi, hukuk sisteminin iyileştirilmesi ve hukuk devletinin uygulanmasıyla yakından bütünleştirilmelidir. Parti, Anayasa ve yasaların oluşturulmasında halka önderlik eder ve Komünist Partisi de, Anayasa ve yasalar çerçevesinde faaliyet göstermelidir. Hukuk devleti, sosyalist bir pazar ekonomisinin geliştirilmesi için nesnel bir gereklilik, toplumsal uygarlaşmanın önemli bir işareti ve uzun vadeli toplumsal istikrar için hayati bir güvencedir. Demokratik denetim sistemi, parti içi denetim, yasal denetim ve kamu denetimini birleştirerek ve kamuoyu denetiminin rolünü tam olarak ortaya koyarak sürekli olarak geliştirilmelidir. Özellikle, iktidarın kötüye kullanılmasını önlemek için her düzeydeki parti ve devlet görevlilerinin, özellikle de üst düzeydekilerin denetimi güçlendirilmelidir.

4) Sosyalist Manevi Uygarlığın İnşası

Reform ve dışa açılmanın en başından itibaren Partimiz, maddi ve manevi Uygarlığın eş zamanlı geliştirilmesine önem vermiştir. Çünkü sosyalist manevi Uygarlık, sosyalist toplumun önemli bir özelliği ve modernleşmenin hayati bir hedefi ve sosyalist modernleşmenin güvencesidir. Sosyalist davanın başarılı ve güçlü gelişmesi ile doğrudan ilişkilidir. Manevi uyarlığın inşası olarak adlandırılan süreç iki yönü içerir: ideolojik ve ahlaki inşa ve eğitimsel, bilimsel ve kültürel inşa. Manevi uyarlığın inşası maddi alanda uygarlaşmaya güçlü bir şekilde nüfuz eder ve ekonomik, politik, kültürel ve sosyal yaşamın tüm yönlerine yansır. Çine özgü sosyalizmi inşa etme pratiğimizde, manevi alanda uygarlaşma iyi geliştirilmez ise maddi uygarlaşma çabamızın da zarar göreceğini ve hatta toplumun birçok açıdan bozulabileceğini derinden deneyimledik. Sadece ve sadece hem maddi hem de manevi uygarlaşmayı birlikte geliştirerek Çine özgü sosyalizmi ilerletebiliriz. Asla sadece maddi alanda uygarlaşmaya odaklanıp manevi alanda uygarlaşmayı ihmal etmemeliyiz; ne de maddi uygarlaşmayı manevi uygarlaşmanın önüne koymalıyız; ve kesinlikle manevi alanda uygarlaşmayı kısa vadeli ekonomik kalkınma kazanımları için feda edemeyiz.

5) Çin Komünist Partisi, sosyalizmi inşa etmede halkı yönlendiren ve birleştiren temel güçtür.

Çin’in tüm sorunlarının çözümü Parti’dedir; Çin’in sorunlarla karşılaşması da Parti’nin hatalarının bir sonucu olacaktır. Tarih, Partimize büyük bir sorumluluk yüklemiştir ve halk Partimize büyük umutlar bağlamıştır. Ülkeyi yönetmek için önce Partiyi çok iyi ve çok sıkı yönetmek gerekir; Partiyi yönetmede ise katı olmak gerekir. Sıkı Parti yönetimi, Partinin gelişmiş ileri doğasını ve saflığını korumanın, birliğini ve mücadele gücünü artırmanın garantisidir. Yolsuzlukla mücadele, Parti ve ülke için hayati önem taşıyan ciddi bir siyasi mücadeledir. Yolsuzluk etkili bir şekilde engellenmezse, Parti halkın güvenini ve desteğini kaybedecektir.

Son Sözler:

Sosyalizm, insanlık tarihindeki en kapsamlı ve derin toplumsal dönüşümdür; zorlu, karmaşık ve uzun vadeli bir yüklenimdir. Günümüzde ve önümüzdeki uzun bir süre boyunca, eski kapitalist sistem yeni sosyalist sistemi çevrelemeye devam edecektir.

Genç ve olgunlaşmaktan hala oldukça uzak olan bugünkü sosyalist sistem, ancak mevcut uluslararası siyasi ve ekonomik düzeni domine eden ve üstün güce sahip kapitalist ülkelerin baskısı altında hayatta ayakta kalmayı ve gelişmeyi başarmak zorundadır. Günümüz dünyasında sosyalizmin karşı karşıya olduğu durumu ve riskleri derinlemesine anlamalıyız. 20. yüzyılda sosyalist sistemin doğuşu, büyümesi ve ardından gelen gerilemeler ve yeniden yükselişi, sosyalizmin sadece sosyalist ülkelerin değil, tüm insanlığın da değerli bir varlığı olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.

Sosyalist ülkelerdeki teorisyenler olarak, bu zengin teorik mirası özetlemeyi ciddi bir tarihsel sorumluluk olarak görerek, 20. yüzyıldaki sosyalizmin pratiğini ve teorik kazanımlarını ciddiyetle özetlemeli, Marksizm’i desteklemeye ve geliştirmeye yönelik özgün katkımızı sunmalı ve 21. yüzyılda sosyalizmin pratiğini ve teorik araştırmasını daha da iyi yönlendirmeliyiz.

Paylaş

Bir Yanıt Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir