Doğu Perinçek’in Çin Önyargıları Bilimsel Sosyalistlerin Sosyalizme Olan İnancını Zayıflatmaya Hizmet Ediyor

Ali Elik, Haziran 2026

Doğu Perinçek Çin’in sosyalizm inşa tarihi hakkındaki önyargılarını korumaya devam ediyor ve geçmişte olduğu bugün de her fırsatta bu önyargılarını tekrarlamaktan vazgeçmiyor.

En son Teori Dergisinin Ocak 2026 sayısında “Bilimsel Sosyalizm Mahallesinde Ütopya Satmak” (s. 23.) başlıklı yazısında bu önyargılarını savundu. Perinçek’in  Çin’in sosyalizm inşa başarıları ve ÇKP’nin doğru önderliği üzerine başlıca önyargıları; birincisi ÇKP’nin Mao Zedung’un Çin’de sosyalizmin inşasına yaptığı teorik ve pratik katkıları reddettiği iddiası; ikincisi ÇKP’nin Mao Zedung tarafından başlatılan ve Çin’deki baş çelişmenin proletarya ile burjuvazi arasındaki çelişme olduğunu savunan “Kültür Devrimi’nin” ağır hatalarını bilimsel olarak eleştirdiğini kabul etmemesi; üçüncüsü ÇKP’li teorisyenlerin Sovyetler Birliği’nde kapitalizme dönüşün nedenlerini teorik olarak açıklayamadığı iddiası; dördüncüsü Deng Xiaoping önderliğinde inşa edilmeye başlayan ve adım adım zenginleştirilen Çin’e Özgü sosyalizmi inşa teorisi ve pratiğinin Çin’de sosyalizmin inşasında tarihi önemde bir sıçramayı başardığına itiraz eden önyargı…

Doğu Perinçek yukarıdaki yazısında şu ifadeyi kullanıyor: “Mao’nun katkılarından yoksun kalındığı zaman, sosyalizmi kurma konusunda yüzeyselleşmenin kaçınılmaz olduğunu” görüyoruz. Perinçek her gün sosyalizmin inşasında yeni zaferler kazanan ÇKP ve Çin’in bugün “sosyalizmi inşada yüzeyselleştiğini” idda ediyor. Bizce Perinçek’in bu iddiasını güçlü kanıtlarla ortaya koyması gerekir; aksi takdirde sahip olduğu otorite ve prestiji kötüye kullanmış olacaktır. 

Burada Doğu Perinçek “Mao’nun Bilimsel Sosyalizme yaptığı en önemli katkı olan “Proletarya İktidarı Altında Devrimi Sürdürme Teorisi” ne işaret ediyor. Kültür Devrimi’nin üçüncü yılında 9. ÇKP Kongresi’nde ortaya atılan bu teorinin sosyalist devrimi ve sosyalist inşayı sürdürmek yerine sosyalist devrimi ve sosyalist inşayı büyük bir çıkmaza ve kaosa sürüklediği 1978’yılından sonraki tüm Parti belgelerinde ittifakla kabul edilmiş bir görüştür; ayrıca Çin’in 1978’den itibaren girdiği Çine Özgü Sosyalizmi inşa pratiği bu teorinin bilimsel eleştirisinin en önemli sonuçlarından biridir. 

ÇKP’nin 100.Yıl Parti Tarihi Değerlendirmesi 

2021 yılında Xi Jinping döneminde ÇKP 100.Yıl Parti Tarihi Değerlendirmesi yapmış Çin’de sosyalizm inşasının tarihinde partinin rolü ve partinin doğruları ve yanlışları üzerinde kısa bir değerlendirme yapmıştır: “Sosyalist dönüşümü izleyen iç durum ışığında Parti, 1956 yılında Sekizinci Ulusal Kongresinde Çin’deki temel çelişkinin artık işçi sınıfı ile burjuvazi arasındaki çelişki değil, halkın hızlı ekonomik ve kültürel kalkınma talebi ile ülke ekonomisinin ve kültürünün halkın ihtiyaçlarının gerisinde kaldığı gerçeği arasındaki çelişkinin baş çelişki olduğunu ileri sürdü. Bu nedenle, ulusun karşı karşıya olduğu başlıca görev, halkın artan maddi ve kültürel ihtiyaçlarını kademeli olarak karşılamak için üretici güçleri geliştirmeye odaklanmak ve sanayileşmeyi gerçekleştirmekti”. ….. “Ne yazık ki, 1956 yılındaki Partinin Sekizinci Ulusal Kongresinde benimsenen doğru çizgiye tam olarak uyulmamıştır. Büyük İleri Atılım ve halk komünü hareketi gibi hatalar yapıldı ve Sağcılara karşı mücadelenin kapsamı da çok geniş tutuldu. O dönemde ciddi ve karmaşık bir dış ortamla karşı karşıya olan Parti, Çin’in sosyalist devlet iktidarını sağlamlaştırma konusunda son derece endişeliydi ve bu konuda çok çeşitli çabalar sarf etti. Ancak Mao Zedung Yoldaş’ın sosyalist bir toplumda sınıf mücadelesine ilişkin teorik ve pratik hataları giderek daha ciddi hale geldi ve Merkez Komitesi bu hataları zamanında düzeltmeyi başaramadı. Mao Zedung Yoldaş, Parti ve ülkedeki hâkim sınıf ilişkilerinin ve siyasi durumun tamamen hatalı bir değerlendirmesine bağlı olarak Kültür Devrimini başlattı ve yönetti.

Lin Biao ve Jiang Qing’in karşı devrimci klikleri Mao Zedung Yoldaş’ın hatalarından faydalanarak ülkeye ve halka felaket getiren birçok suç işlediler ve bunun sonucunda on yıl süren iç kargaşa Parti’nin, ülkenin ve halkın Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana en ciddi kayıpları ve gerilemeleri yaşamasına neden oldu. Bu son derece acı bir dersti. Parti’nin ve halkın iradesiyle hareket eden Merkez Komite Siyasi Bürosu, Ekim 1976’da Dörtlü Çete’yi kararlılıkla çökertti ve felaketle sonuçlanan Kültür Devrimi’ne son verdi”. Bkz.  Partinin Geçmiş 100 yıl İçindeki Başlıca Başarıları ve Tarihsel Deneyimi  https://marksizm.org.tr/?p=4070

 ÇKP’nin 100. Yılda yaptığı bu değerlendirme Parti’nin 1981 Haziran’da üç yıl süren araştırma ve tartışmadan sonra yaptığı Merkez Komitesi değerlendirmesi ile tam bir uyum içindedir: Bu değerlendirme Mao Zedung’un 1956-1966 arasındaki hatalarını şöyle ele alıyor: “Bu dönemde Mao Zedung yoldaşın sosyalist toplumda sınıf mücadelesinin karakterine ilişkin teorik ve pratik hataları giderek artan ölçüde ciddileşmişti. Onun kişisel keyfiliği parti hayatında demokratik merkeziyetçiliği giderek aşındırdı ve Partide ve ülkede kişiye tapma eğilimi giderek ve giderek daha vahim bir hal aldı. Parti merkez komitesi, bu hataları zamanında düzeltemedi. Lin Biao, Jiang Qing, ve Kang Sheng gibi kariyeristler ise kötücül amaçlarla bu hatalardan yararlandılar ve bu hataları büsbütün geliştirdiler. Bu hatalar “kültür devriminin” yolunu açmıştı”. …. “1966 Mayıs’ından 1976 Ekimine kadar süren “Kültür Devrimi” Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren, Partinin devletin ve halkın uğradığı en ciddi  yenilgi ve en ağır kayıplardan sorumludur. Bu “Kültür Devrimi” Mao Zedung yoldaş tarafından başlatıldı ve yönetildi. Mao Zedung yoldaşın temel tezleri  burjuvazinin ve karşı devrimci  revizyonistlerin  birçok temsilcisinin partiye  orduya ve kültür çevrelerine sızmış olduğu ve dolayısıyla bu örgüt ve organların önemli bir çoğunluğunda  önderliğin  artık Marksistlerin ve halkın elinde olmadığı; kapitalist yolu tutan  iktidar sahibi partililerin Merkez Komitesi içinde  ve Partinin merkez örgütlerinde, bunun yanı sıra eyaletlerde  belediyeler  ve özerk bölgelerde de kolları ve ajanları olan  bir burjuva karargah oluşturduklarını ileri sürüyordu. Geçmişte uygulanan mücadele yöntemleri  bu sorunu çözemediğine göre,  kapitalist yolcuların  gasp etmiş olduğu bu iktidarın ancak büyük bir kültür devrimi gerçekleştirilerek, geniş kitleleri yukarıdaki karanlık gelişmelere karşı aşağıdan yukarıya açıkça ve tamamen seferber ederek geri alınabileceğini; kültür devriminin gerçekte bir sınıfın bir diğer sınıfı devirmesini içeren  büyük bir siyasi devrim olduğu; ve bu devrimin defalarca tekrarlanmasının gerekeceği şeklinde idi. Bu tezler esas olarak “Kültür Devriminin” programatik belgesi niteliğindeki 16 Mayıs 1966 genelgesi ile Nisan 1969’da yapılan 9. Parti Kongresine sunulan siyasi raporda yer almıştır. Bu tezler genel bir teori düzeyine çıkarılmış ve formüle edilmişti “Proletarya Diktatörlüğü Altında Devrimi Sürdürme Teorisi”; bu Kongre’den itibaren bu ifade artık özel bir anlam kazanmıştır. Bu hatalı “sol” tezler Mao Zedung’un “kültür devrimini” başlatmada hareket noktası olarak Marksizm-Leninizm’in evrensel ilkelerini Çin devriminin somut pratiğiyle birleştirilmesi demek olan Mao Zedung düşüncesinin bütünsel sistemiyle açıkça uyumsuzluk içindedir”.  Bkz. Kültür Devriminin İki Toplumsal-Tarihsel Nedeni  https://marksizm.org.tr/?p=3858  Bkz. Belgelerle Çin Komünist Partisi’nin Dönüm Noktaları, (İstanbul: Canut Yayınevi, 2015), https://canutyayinevi.com/urun/belgelerle-cin-komunist-partisinin-donum-noktalari/

Hatalı Kitap Karalama Tutumu

Doğu Perinçek’in Türkiye’de yayınlanan Çin araştırmaları konusunda da garip bir tutumu var, şöyle yazıyor  “Yang Fengchen’in Mao’nun İdeolojisi başlıklı kitabı Türkçede yayımlandı (çev. Mesut Akın-Deniz Kızılçeç, Kalkedon Yayınları, İstanbul, Ocak 2011). Yazar, Mao’nun Bilimsel Sosyalizme yaptığı en önemli katkı olan “Proletarya İktidarı Altında Devrimi Sürdürme Teorisi”ne itibar etmiyor. Kitapta Sovyetler Birliği’nde kapitalizme geri dönüşün teorik bir açıklaması da bulunmuyor”.  Bu kitabı okuduğunu tahmin ettiğimiz Doğu Perinçek bu kitabın konusunun “Sovyetler Birliği’nde kapitalizme geri dönüş meselesi” olmadığını bile bile kitabı karalamaktan çekinmiyor. Oysa bu kitabın odak noktası Çin’de sosyalizm tarihini inceleyen doktora öğrencilerine “Mao Zedung Düşüncesini” açıklamak.  Ve bu kitapta Partili bir akademisyenin hatalı olan “Proletarya İktidarı Altında Devrimi Sürdürme Teorisi”ne itibar etmemesi son derece doğaldır. Çünkü, Çin’deki çok az sayıdaki yazar ve akademisyen dışında araştırmacıların ve yazarların ezici çoğunluğu ÇKP’nin görüşleri ile uyumlu olarak “Proletarya İktidarı Altında Devrimi Sürdürme Teorisi”nin hatalı bir teori olduğunu savunmaktadırlar.

Sonuç Yerine

Umudumuz Doğu Perinçek’in bilimsel sosyalizmin gelişmesine büyük bir katkı olan Çin’e Özgü Sosyalizm teorisi ve onun Çin’deki 45 yıllık pratiği hakkındaki önyargılarını gözden geçirmesi ve bu kararsız tutumunun Türkiye’deki bilimsel sosyalistlerin sosyalizme olan inancını zayıflattığını bilince çıkarmasıdır.

Paylaş

Bir Yanıt Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir