Rusya Federasyonu Komünist Partisi’nin Seçimler Öncesi Hazırladığı “Zafer Programı”: Sürünerek Hayatta Kalmaktan Kalkınmaya ve Adalete Giden Yol”

Çeviren: Deniz Alaz Gürbüz

Konuşmacı: Gennady Zyuganov, Rusya Federasyonu Komünist Partisi Merkez Komitesi Başkanı

Kaynak: Merkez Komitesi ve Merkez Denetim ve Gözetim Komisyonu’nun Birlikte Katıldığı Üçüncü (Nisan 2026) Ortak Plenum Toplantısına Sunulan Rapor (2026)

 Konuşmanın Kısaltılmış Versiyonu

1. Kapitalizmin ve Emperyalist Saldırganlığın Krizi

İnsanlık, uluslararası ilişkilerde kapsamlı bir altüst oluş yaşıyor. Eski kurallar parçalanıyor; çatışmalar çoğalıyor—Ukrayna, Filistin, Lübnan, İran, Venezuela ve Asya-Pasifik bölgesi yanıyor. 1945’ten beri yeni bir dünya savaşı tehdidi hiç bu kadar keskin olmamıştı. Soldaki birçok kişi bunu yanlış bir şekilde Donald Trump’ın kişisel maceracılığına bağlıyor.

Bu aslında safça bir yaklaşım. Amerika Birleşik Devletleri, sömürü üzerine kurulu bir sistem olan dünya kapitalizminin kalesi olmaya devam ediyor. Trump bir yabancı değil; oligarşik sınıfın etinden ve kanından biri. “Sıradan Amerikalılara” verdiği sözler seçim söylemiydi; seçimden sonra sözler unutuldu halk için sosyal destek programları kesildi, şirketlerin vergileri düşürüldü ve Wall Street milyarderlerine bakanlık görevleri verildi. Amerika şantajları, gümrük vergilerini ve yaptırımları yoğunlaştırdı; askeri harcamalar 1 trilyon doları aştı. Küresel oligarşinin kaynak elde etmesi, geçiş koridorları oluşturması ve “yeni dünya düzenine” karşı direnişi bastırması için savaşlara ve çatışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Bütün bunların temel nedeni, kapitalizmin derinleşen krizidir. Marx’ın kâr oranının düşme eğilimi görüşü, modern iktisatçılar tarafından da doğrulanmaktadır: ABD’nin finans dışı sektör kârı %22,8’den (1965) %12,7’ye (1980’lerin başı) düştü ve neoliberal önlemlere rağmen bugün hala %14 civarındadır. Bu kriz sistemik ve evrenseldir; sadece tekil ülkeleri değil, tüm dünyayı etkilemektedir. İkincisi sosyal eşitsizliğin keskin bir şekilde yoğunlaşması ve işçi haklarına yönelik saldırıdır.

Üçüncü özelliği ise artan emperyalist saldırganlıktır; sermaye, krizi aşmak için askerileşmeye ve askeri güce başvurmaktadır. Uluslararası hukuk ve BM bir kenara atılıyor. Emperyalistler bu süreçte savaştan, terörden veya soykırımdan geri durmayacaklar.

Rusya buna seyirci kalamaz. Geniş kaynakları, toprakları ve devrimci Sovyet mirası sürekli hedef tahtasında. Batı, Rusya’yı asla eşit bir ortak olarak kabul etmeyecektir; Parçalamayı, boyun eğdirmeyi ve yağmalamayı amaçlıyor. Ülke için Egemenliğe ve hayatta ayakta kalmaya giden tek yol sosyalizmdir.

2. Sosyalizm: Kalkınmanın Tek Yolu

Felaketle sonuçlanan 1990’lar, ülkemizdeki liberal kapitalizmin ulusal aşağılanmaya yol açtığını kanıtladı. Rusya, savunma sanayii, bilim ve tıp alanlarında yıkıma uğrayarak kapitalist bir çevre ülkesine indirgendi. Oligarklar zenginleşirken kitleler acı çekti. Sovyet mirası ve Partimizin kararlı muhalefeti Rusya’yı topyekün yok olmaktan kurtardı. Rusya Federasyonu Komünist Partisi, ABD ye hava üsleri verilmesini engelledi, NATO ortak tatbikatlarını bloke etti, Batı ile ittifakın yanılsamalarını ortaya çıkardı ve BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (SCO) ve Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (CSTO) kurulmasına katkıda bulundu.

Kapitalizm krizi aşamaz. Rusya, boğucu prangalarından kurtulmalıdır. Sosyalizm ütopya değildir; Sovyet deneyimi etkinliğini göstermiştir: hızlı sanayileşme, ücretsiz sağlık hizmetleri, dünya standartlarında eğitim ve Büyük Yurtsever Savaş’ ta  zafer. İlk beş yıllık planlar kapsamında büyüme %14-16’ya ulaşmıştı. 1970’lerde bile SSCB, GSYİH’sının %7-10’unu eğitim ve bilime harcıyordu. Bugün Çin ve Vietnam, sosyalist kalkınmanın yüz milyonlarca insanı yoksulluktan kurtardığını ve bilim ve teknolojide öncülük ettiğini gösteriyor; bu çabalar oralarda şirketlerin aşırı kârları için değil, halkın refahı için yapılıyor.

Partimizin, olayların gerçek doğasını ortaya koymaktır: yükselen fiyatlar, sosyal zorluklar ve savaş tehdidi, ülkedeki komprador kapitalizminin sonuçlarıdır. Parti, kendi saflarını güçlendirmeli, işçi kolektiflerinde, gençler arasında ve orduda çalışmaları yoğunlaştırmalıdır. Rusya, gerilemeden kalkınmaya, yok olmaktan yeniden canlanmaya geçmelidir. Birinci ve gerekli adım, kilit sanayilerin millileştirilmesidir. Bu ütopik bir talep değil, güçleri seferber etmek, ülkeyi savunmak ve sosyalist dönüşüm için bir temel oluşturmak için pratik bir önlemdir.

Bugün millileştirme, gerçek vatanseverlerin ve sosyalistlerin çıkarlarının tamamen örtüştüğü bir noktadır. Millileştirmenin yanı sıra, devlet planlaması, istikrarlı bir finansal sistem, gıda güvenliği ve teknolojik egemenlik de elzemdir. Partimiz, toplumsal ve siyasi özgürleşme sürecine öncülük etmeli, ülkenin kaderinde sorumluluk almalı ve kapitalizmin çıkmazını aşmak için Zafer Programını uygulamalıdır.

3. İhanetin Mirası ve Acil Düzeltme İhtiyacı

Rusya, Gorbaçov’un ihanetinin ve Yeltsin’in darbesinin bedelini hâlâ ödüyor. 1990’da 36.000’den fazla büyük işletme varken, özelleştirme nedeniyle 2020’de sadece 6.000’i kaldı. Yüksek teknoloji sektörü yağmalandı; bilim ve eğitim sistematik olarak yok edildi. Oligarklar servet biriktirirken, devlet bütçesi boşaltıldı.  Ekonomi, sosyal alan ve silahlı kuvvetler gerekli mali kaynaklardan mahrum bırakıldı. Devlet bütçesi bugün kronik olarak petrol ve doğalgaz fiyatlarına bağımlı durumda ve vatandaşlar ise iyi bir gelecekten mahrum bırakılıyor.

Yetkililer, bağımsızlık ve egemenlik ihtiyacını kısmen kabul ettiler – Başkan Putin’in 2007 Münih konuşması ve BRICS/Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kurulması olumlu adımlardı. Ancak bu dış politika değişikliğine kötü iç sosyoekonomik gidişatın gözden geçirilmesi eşlik etmedi. Partimiz sürekli olarak bu önemli ihmalin son derece tehlikeli olduğu konusunda uyarıda bulundu. Ukrayna Özel Askeri Operasyonu sırasında bile, savaş cephesi mali ve ekonomik yeterli desteğe sahip değildir. Yüksek makamlardaki birçok kişi hala Rusya’ya karşı savaş başlatan güçlerin şablonlarına göre hareket ediyor.

Stratejik sektörler oligarşinin elinde kalmaya devam ediyor. Devlet şirketleri bile özel şirketler gibi faaliyet gösteriyor, ulusal çıkarlar yerine karı önceliklendiriyorlar. Merkez Bankası pratikte devlete bağlı değil; ekonomiyi ve birçok şirketi boğan bir kredi faiz oranı belirliyor. Bankacıların yıllık karları 3-4 trilyon rubleye ulaşırken, hazine açık veriyor ve küçük işletmelerin dörtte üçü gelişme için kaynaklardan yoksun. Stratejik planlama yok; bütçe liberal mantıkla oluşturuluyor, bütçe ekonomik büyümeyi ve sosyal harcamaları kısıtlıyor. Ulusal projeler ve nüfus artışı ile ilgili planlar başarısız oldu.

Kanıtlar çok açık: bilimsel araştırmalara yapılan harcamalar GSYİH’nin sadece %0,85’ini oluşturuyor. Tıp, eğitim ve altyapı için ayrılan fonlar enflasyonun gerisinde kalıyor. Askeri çatışma ve emperyalist yaptırımlara rağmen, Rusya’daki dolar milyarderlerinin sayısı 101’den 155’e yükseldi ve toplam servetleri 700 milyar doları buldu; bu da federal bütçe gelirlerinden bile daha fazla. Bu, sorumsuzluğun zirvesidir. Bu arada, ithal ikameci sanayileşme başarısız oldu; Çin’in Rusya’ya tarım makineleri ihracatı 7,7 kat arttı ve Rusya’daki KDV oranı Çin’deki %13’e karşılık %22 iken, kredi faiz oranları bizde çok daha yüksek.

2024’teki ekonomik büyüme küresel ortalamanın üzerindeydi, ancak 2025’te %1’e düştü; 2026’da ekonomi %2 oranında daralacak ve sivil sanayi geçen yıl %7 oranında küçüldü. Stagflasyon ve durgunluk riski gerçektir. Toplumsal gelirde kutuplaşma Rusya’nın en büyük talihsizliğidir: 10 milyondan fazla vatandaş asgari geçim düzeyinin altında yaşıyor ve 35 milyon kişi mali açıdan dezavantajlı durumda. Rusların %70’e yakınının hiçbir banka tasarrufu yok. Eşitsizlik giderek artıyor ve bu, özellikle büyük bir dış savaşa karşın, ideolojik ve siyasi ayrışmaların başlıca kaynağıdır.

4. Zafer Programı: Değerli Bir Gelecek İçin Somut Bir Strateji

Partimiz ve vatansever güçler, sosyalist ilkelere dayalı gerçek bir kalkınma stratejisi öneriyor. Zafer Programı boş bir söylem değil; somut sonuçlar için bir plandır. İşte programın on temel sütunu:

1. Çalışan kitlelerin ihtiyaçlarına öncelik verilmeli. Fiyatları, ücret tarifelerini ve kamu hizmeti ücretlerini düzenleyin; halkı  borç/kredi köleliğinden kurtarın; konut sorunlarının çözümüne yardımcı olun.

2. Çalışan kişiye saygı gösterin. İnsana yakışır ücretler ve eve yakın iş imkanları sağlayın; illerde, kasabalarda ve kırsal alanlarda üretimi canlandırın; gıda güvenliği garanti altına alınmalı.

3. Bilimsel temellere dayanan emeklilik yaşını (erkekler için 60, kadınlar için 55) geri getirin ve emekli maaşlarını önemli ölçüde artırın. “Savaş Çocukları” hakkında genel bir yasa çıkarın, Sovyet dönemi Sberbank mevduatlarını on yıl içinde iade edin ve çalışan emekliler için tam emekli maaşı ölçütünü geri getirin

4. Çürümüş özel sağlık sigortası sistemini kaldırın. Devlette çalışan doktorların düzgün bir şekilde ücretlendirin; kültürfizik ve sporu evrensel olarak erişilebilir hale getirin.

5. Eğitim, bilim ve kültürü devletin öncelikleri haline getirin. Öğrenciler pratik eğitim almalıdır; burslar asgari geçim düzeyinin altına düşmemelidir; ebeveynler okul sonrası etkinlikler için ödeme yapmaya zorlanmamalıdır.

6. Ülkeyi devlet planlaması temelinde geliştirin. Kilit ekonomik dalların ve sistemik öneme sahip bankaların millileştirilmesini gerçekleştirin. Oligarşinin serbest hareketine son verin; doğal kaynak ve enerji sömürüsünden elde edilen tüm gelirleri her vatandaşın yararına olacak şekilde bütçeye yönlendirin.

7. Merkez Bankasını, sağlıklı bir kredi ve yatırım ortamı ve büyüme için finansal koşullardan sorumlu, tamamen devlete ait bir kuruma dönüştürün. Aşırı faiz oranlarını ve yırtıcı faizli kredileri ortadan kaldırın.

8. Mali yükü ultra zenginlere kaydırın. Düşük gelirlileri vergi ödemelerinden muaf tutun; reel sektördeki küçük ve orta ölçekli işletmelere ve teşebbüslere ayrıcalıklı koşullar sağlayın.

9. Kamu yönetim sistemini rehabilite edin. Yolsuzluğu acımasızca bastırın; dürüst bir seçim sistemi kurun.

10. Artan devlet gelirlerini kalkınma bütçesi oluşturmak ve yaşam standartlarını yükseltmek için kullanın. Askeri sanayi kompleksinin ordu ve donanma için gelişmiş silahlar sağlamasını sağlayın.

Sadece bu programın gerçekleştirilmesi ekonomiyi etkin hale getirecek, insanların yaşamlarını değerli kılacak, aileleri sosyal olarak koruyacak ve devleti halkın kendi devleti yapacaktır. Partimiz, her an Ulusal Güven Hükümeti kurmaya hazır deneyimli profesyonellerden oluşan bir ekibe sahiptir. Partimizden bölge valileri (Oryol, Hakasya, Ulyanovsk) ve Novosibirsk’in “Kızıl Belediye Başkanı” Lokot’un başarılı deneyimi, partinin belediyeleri etkin bir şekilde yönetme yeteneğini göstermektedir: özelleştirmeyi durdurmak, belediye işletmelerini geliştirmek, okullar ve altyapı inşa etmek ve yaşam kalitesini iyileştirmek bizim kolayca başarabileceğimiz işlerdir.

5. Seferberlik, Bilgilendirme ve Seçim Stratejisi

Partimiz, örgütsel yapısını güçlendiriyor ve 2026 Devlet Duma seçimlerine hazırlanıyor. Partinin gücü, kitlelerle doğrudan temasta yatıyor: toplantılar, kişisel görüşmeler, işçi kolektiflerinde çalışma. “Halk Referandumu”, milyonlarca oy toplayarak ve Parti girişimlerine olan güveni göstererek önemli bir etkileşim biçimi haline geldi. Tyumen, Arkhangelsk, Omsk, Luhansk ve Kherson bölgelerinde üye artışına dair olumlu örnekler mevcut.

Parti, bilgilendirme çalışmalarını yoğunlaştırıyor. Pravda, Sovetskaya Rossiya, Krasnaya Liniya televizyon kanalı ve bölgesel medyanın yayın ekipleri, komünist fikirleri aktif olarak tanıtıyor. Kısa video materyalleri artık milyonlarca izleyiciye ulaşıyor. İnternet iletişim departmanı, parti kaynakları için birleşik bir tasarım konsepti geliştirdi. Yapay zeka, hukuki destek ve belge yönetiminde verimliliği artırmak için kullanılıyor. Ancak devlet yetkilileri, güvenlik bahanesiyle mesajlaşma servislerine ve sosyal ağlara erişimi kısıtlıyor. Bu, vatandaşların haklarına bir tecavüzdür ve Partimiz bu durum karşısında, bilgi alma ve bilgi yayma hakkını savunmaktadır. Gizli sansür giderek artmaktadır ve parti, internetteki kitlelere eşit erişim için mücadele etmektedir.

Partimiz, emperyalizm karşıtı, faşizm karşıtı çalışmalarına devam etmektedir. Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun Kurtuluşu için bir Kamu Komitesi kurmuş ve III. Uluslararası Faşizm Karşıtı Forum’u hazırlamaktadır. Dünya çapında benzer düşüncelere sahip yoldaşlarla dayanışma içinde çalışmaktadır. Temel öncelik, Parti’nin üye sayısını ikiye katlamaktır. Bu, tüm parti yapılarının güçlendirilmesini, ikna olacak ve yetenekli yoldaşların kazanılmasını ve vatandaşların haklarının aktif olarak savunulmasını gerektirir; bunun en iyi örneği, Vladimir Bölgesi’ndeki bir doğumhaneyi kurtarma kampanyasıdır.

Seçimler yaklaşırken, KPRF seçim komisyonu üyelerini ve gözlemcilerini eğitmeye, “Kızıl Halk Kürsüsü” projesini desteklemeye, mali disiplini sağlamaya ve “Parti Halk Adayı” girişimini başlatmaya devam etmelidir. Parti kongresinin ikinci aşaması bu çabaları pekiştirecektir.

Sonuç: Sürünerek Hayatta Kalmaktan Adil ve Egemen Bir Rusya’ya

Partimizin Zafer Programı, kapitalizmin çıkmazına net bir alternatiftir. Bir hayal değil, bugünkü dünyadaki sosyalist yönelimli ülkelerin tarihsel başarılarına ve çağdaş kazanımlarına dayanan pratik bir yol haritasıdır. Somut faydalar sağlayacaktır: emekli maaşları iki kata çıkacak, hizmet faturaları küçülecek, ucuz benzin, ücretsiz ilaçlar, alacaklılardan korunma ve adil bir gelecek sağlanacaktır.

Partimizin halka mesajı açıktır: “Oyunuzun hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini söyleyenlere inanmayın. Partimiz  sizin haklarınızı ve kazançlarınızı önemsemekte ve değerli görmektedir. Egemen, güçlü ve adil bir Rusya’yı BİRLİKTE inşa edebiliriz ve edeceğiz.”

İnsan, politikamızın merkezindedir. İnsanlar sadece hayatta kalmakla kalmamalı, yaşamalıdır. Zafer Programı, sürünerek hayatta kalmaktan kalkınmaya, güvenli ve değerli bir yaşama, güçlü bir devlete giden yoldur.

Paylaş

Bir Yanıt Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir