Vietnam’da Sosyalist Devrim Mücadelesi Devam Ediyor
ABD’nin Vietnam Üzerinde Ekonomik ve Diplomatik Baskısı Sürüyor
Vietnam’ın Barış ve Güvenlik İçin Dört Hayır Politikası
Luna Nguyễn, Hanoi Vietnam
Mehmet Yücel’in Önsözü ile

Vietnam bundan 51 yıl önce ABD emperyalizmini bozguna uğratmış Çin ve Sovyet enternasyonalist desteği ile Güney Vietnam’ı kurtarmış ve ülkeyi birleştirmişti.
68 kuşağı olarak bilinen bizim kuşak Küba Devrimi, Filistin direnişi ve Vietnam Laos ve Kamboçya halklarının ABD emperyalizmine karşı yiğitçe sürdürdüğü mücadele döneminde yetiştik.
Özellikle Vietnam, Laos ve Kamboçya’daki emperyalizme karşı halk kurtuluş savaşlarını heyecanla izliyor, Dev-Genç olarak her eylemimizde Vietnam’daki savaşla dayanışmamızı haykırıyorduk. Partinin ve savaşın önderleri Ho Şi Min ve gerilla lideri Giap’e büyük saygı duyuyorduk.
İki üç daha fazla Vietnam
Ernersto Che’ye bin selam!
Bu sloganlar her eylemde değişmez sloganlarımızdandı.
Günümüzde sosyalist yapılar Vietnam’ı adeta unutmuş görünüyor.
Bu unutma sosyalizm kavrayışımızla doğrudan ilişkili.
Çin’i kapitalist (hatta emperyalist) olarak niteleyenler, Küba’ya burun kıvırıyor, Çin’le benzer bir sosyalizm yönelimi sürdüren Vietnam’ı ise yok sayıyorlar.
ABD emperyalizmini bozguna uğrattıkları günün 51. Yılında Vietnam üzerine Marksist-Leninist yazar Luna Nguyễn’ın bir yazısını paylaşıyorum …
Vietnam’ın Ulusal Egemenlik Mücadelesinden Alınacak Dersler
30 Nisan 1975’te Vietnamlı komünist güçler, ABD emperyalizmine karşı verdikleri direniş savaşında büyük bir zafer kazandılar. 51 yıl sonra, Vietnam’ın kurtuluşu ve halkımızın yeniden birleşmesinin kutlandığı gün, takvimimizdeki en önemli günlerden biri olmaya devam ediyor – sadece anımsattığı olaylar nedeniyle değil, bize hâlâ öğrettikleri nedeniyle de.
1965’ten 1972’ye kadar ABD, Vietnam’a yaklaşık üç milyon asker gönderdi. Savaşın sonunda, iki milyondan fazla Vietnamlı sivil ve bir milyondan fazla Vietnamlı asker çatışmada hayatını kaybetmişti. ABD’nin Vietnam halkına karşı sergilediği vahşet ve insanlık dışı davranışlar unutturulamaz ve bizler hâlâ bunun çok acı sonuçlarını çekmekteyiz. Vietnam, Laos ve Kamboçya’da “Agent Orange” adlı kimyasal silahın dört milyondan fazla kurbanı bulunmaktadır – ve bu suçtan dolayı ABD hiçbir zaman gerçek bir hesap vermemiştir.
ABD’nin Ekonomik ve Diplomatik Baskısı
ABD’nin hegemonyası sadece geniş bir askeri üs ağı, silahlı saldırılar ve işgal üzerine kurulmuş değildi. Bu hegemonyanın temelini esas olarak yumuşak güç, ekonomik baskı ve diplomatik manipülasyon oluşturmaktadır.
Günümüzde Vietnam, askeri işgal tehdidinden çok, Batı emperyalizminin bu yumuşak gücü tarafından tehdit edilmektedir.
Bu yıl, Vietnam Komünist Partisi, dış diplomasinin artık ulusal güvenliğimiz açısından askeri savunma kadar önemli olduğunu resmen ilan etti. ABD’nin, müttefiklerinin ve kuklalarının egemen bir ülkeye müdahale etmek için silah ateşlemeye ya da füze fırlatmaya gerek duymadıklarını çok iyi biliyoruz. Gümrük vergileri, yaptırımlar ve gizli karşı-devrimci faaliyetler yoluyla kargaşayı körüklemek, mermi ve bombalar kadar etkilidir.
Halk Kurtuluş Savaşı 1975’te sona ermiş olsa da, ABD emperyalizmine karşı mücadele günümüze kadar devam etmektedir. Savaşın hemen ardından ABD, Vietnam’a ağır yaptırımlar uyguladı ve özellikle Sovyetler Birliği’nin zayıflamaya başlaması ve sonunda çökmesiyle birlikte ekonomik olarak çok zor duruma düştük.
Vietnam, savaşın yıkımına uğramıştı. Sivil altyapımız ve sanayimiz bombalarla yerle bir edilmişti ve çoğu ülkeyle ticaret yapamıyorduk. 1980’lerin sonlarına doğru Vietnam, ülke çapında bir kıtlığın eşiğine gelmişti. Milyonlarca insanın hayatı tehlikedeydi. Müttefiklerimiz Sovyetler ve Doğu Avrupa sosyalist ülkeleri de artık yardım edebilecek durumda değildi.
Vietnam’da Başarılı Yenilenme Reformu
Bu nedenlerle Vietnam, 1986 yılında Đoi Moi (Yenilenme Reformu) politikasını başlattı.
Uluslararası Para Fonu’ndan finansman sağlamak amacıyla Vietnam, sınırlı ölçüde kontrollü özelleştirmeye izin verdi ve sosyalist yönelimli pazar ekonomisini geliştirdi. İşte bu dönemde ABD, Vietnam’a yönelik ekonomik müdahalesini ve yaptırımlarını artırdı.
Ekonomi ve ticaret o günden bu yana Batı emperyalizminin Vietnam halkıma karşı kullandığı başlıca silah olmuştur.
Vietnam, ABD ile ilişkileri normalleştirmek için, 1975 yılına kadar Güney Vietnam’ı işgal etmiş olan faşist kukla rejimin biriktirdiği devasa dış borcu ödemek zorunda kaldı. Savaş sırasında Vietnamlı sivilleri katletmek için kullanılan para ve silahların bedelini karşılamak üzere ABD’ye 145 milyon dolardan fazla ödeme yapmak zorunda kaldık. Vietnam’ın ABD imparatorluğunun şartlarını kabul etmekten başka seçeneği yoktu. Bu büyük borcu ödememiz yirmi yıldan fazla sürdü. Bu emperyalist savaş borcunu ABD’ye daha yedi yıl öncesine kadar ödüyorduk.
Vietnam’a İdeolojik Sızma Çabası ve Siyasi Yıkım Hedefi
Bu tür ekonomik saldırıların yanı sıra, ABD, Vietnam’ı siyasi olarak sabote etmek ve kapitalist yola sokmak için yumuşak gücünü ve ideolojik saldırı ve etkileme yolunu da kullandı. ABD, Vietnam hakkında Batılı yanlış bilgiler yaymak ve ülke içinde karşı devrimci tohumlar ekmek amacıyla, USAID, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Özgür Asya Radyosu ve Amerika’nın Sesi gibi sözde Sivil Toplum kuruluşlarını ve yayın organlarını desteklemek için açık ve gizli yollarla milyarlarca dolar harcadı.
Bu tür müdahalelere maruz kalan tek ülke Vietnam değildir. Hepimiz, Batı Asya’daki Arap Baharı ve Ukrayna’daki Maidan renkli devrim olayı gibi, 2010’larda Asya ve Doğu Avrupa’da yaşanan bir dizi renkli devrimi biliyoruz. Bu müdahaleler, etkilenen ülkelerin ekonomilerini tamamen çökertti ve birçok durumda toplumsal çöküşe ve yıkıma yol açtı.
ABD, Vietnam’ın sosyalist hükümetinin çökmesinden daha çok isteyeceği bir şey yoktur. ABD 2014’ten 2019’a kadar, Vietnam genelinde protestoları ve siyasi sabotaj kampanyalarını destekledi. Bu ciddi meydan okumalara, zorluklara ve kaosa rağmen, tüm bu “renkli devrim” girişimleri, Vietnam halkı ile sosyalist hükümetimiz arasındaki dayanışma sayesinde yenilgiye uğratılmıştır.
Vietnam’ın Barış ve Güvenlik İçin Dört Hayır Politikası
Vietnam, Batı’nın on yıllardır sürdürdüğü ekonomik savaş ve sürekli entrikalarına karşı dirençli ve yaratıcı bir tutum sergilemiştir. ABD emperyalizmi sadece işgaller ve askeri güçten ibaret değildir. Ekonomik ve siyasi güç de, tanklar ve uçak gemileri kadar yıkıcı olan önemli birer zorlama aracıdır. Hem siyasi hem de ekonomik olarak sürekli saldırı altında olduğumuz için, Vietnam başka herhangi bir ülkeyle bir çatışmanın içine sürüklenmeyi göze alamaz. Birçok açıdan, hâlâ savaşın yol açtığı yıkımdan ve kapsamlı ambargolardan kurtulmaya çalışıyoruz; bu nedenle, sınırlı kaynaklarımızı halkımızın refahını arttırmak ve sosyalist ekonomimizi geliştirmek için harcamamız hayati önem taşıyor.
İstikrar ve barışa duyulan bu ihtiyaç, 1990’lardan bu yana geliştirilen ve bir bütün olarak Vietnam’ın “Dört Hayır” politikası olarak bilinen, Ulusal Güvenlik Beyaz Kitabı’nda (2019) açıklanmış olan kapsamlı bir diplomatik strateji ve politika paketinin ortaya çıkmasına yol açmıştır:
1- Hiçbir ülkeyle askeri ittifak kurmamak. Vietnam yeterince savaş yaşadı. Savaşın ne kadar yıkıcı olduğunu çoğu ülkeden daha iyi biliyoruz ve bir başka savaşa sürüklenmemek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
2- Bir ülkeye karşı başka bir ülkeyle ittifak kurmamak. Vietnam, hiçbir ülkenin kuklası olmak istemiyor ve biz de hiçbir ülkeyi ezmek istemiyoruz. Vietnam, mümkün olduğunca dünyadaki her ülkeyle dost olmak istiyor.
3- Topraklarımızda yabancı askeri üsler olamaz. Vietnam, hiçbir ülkenin kendi topraklarımızda askeri üs kurmasına izin vermez ve hiçbir ülkenin, başka bir ülkeye karşı savaş yürütmek amacıyla topraklarımızın bir kısmını kullanmasına izin vermez.
4- Uluslararası ilişkilerde güç kullanımı veya güç kullanma tehdidi kabul edilemez. Vietnam şiddetle konuşmaz; çıkar çatışmalarını çözmek için müzakere ve iletişimi kullanırız. Bu, ordumuzun modernleştirilmesi veya Vietnam silahlı kuvvetlerinin, gerektiğinde güç kullanarak da ülkeyi savunmak olan temel görevi ile çelişmez
Tarihin, özellikle de ABD’nin İran’a yönelik saldırısının açıkça gösterdiği gibi, yabancı askeri üsler ev sahibi ülkeleri düşman güçlerin hedefi haline getirir ya da en azından diğer ülkeler arasındaki savaşlara sürüklenmekten kaçınmayı zorlaştırır. Yabancı askeri üsler ayrıca, ülkeleri içeriden istikrarsızlaştırmak için kullanılan istihbarat operasyonlarının karargahı haline de gelebilir. Gerçek şu ki, ABD yıllardır Vietnam’da, özellikle de kıyı şeridimiz boyunca deniz üsleri kurmasına izin vermemiz için bize baskı yapmaktadır. Cevabımız her zaman hayır olacaktır.
Vietnam’da Sosyalist Devrim Mücadelesi Devam Ediyor
Geçtiğimiz yüzyıl boyunca, Asya’daki ülkelerimiz arasındaki pek çok çatışma Batı tarafından körüklendi. Savaş ve çatışma Asya kıtası için yeni bir olgu değildir; bazı Asya ülkeleri arasında orta çağlarda ABD’nin kurulmasından çok önce bile gerginlikler vardı.
Fakat ABD, Asya ülkelerini daha güçlü ve barışçıl bir bölge inşa etmek için işbirliği yapmak yerine birbirleriyle çatışmaya devam ettirmek amacıyla mevcut çatışmalardan yararlanıyor ve yeni çatışmalar yaratıyor. Bu yadsınamaz bir gerçektir. Vietnam, 1990’lardan bu yana komşularıyla çatışmayı büyük ölçüde önlemeyi başaran Asya’daki az sayıdaki ülkeden biridir. Her şey mükemmel değildir, ancak “Dört Hayır” politikamız nispeten başarılı olmuştur ve bu, herhangi bir ülkenin kullanacağı bir programdır.
Dünyanın her yerindeki savaş karşıtı hareketler için en önemli şey, ekonomik temeli anlamaktır: sermaye, para ve ekonomiyi çalıştıran doğal kaynaklar. Savaşın kaynağı en temelde sermayenin büyümesi ve halkların köle statüsünde sömürülerek çalıştırılmasıdır.
Bu, Marksizm-Leninizmin temel görüşüdür – ekonomik temeli anladığınızda, yalan perdesinin arkasını görebiliriz. ABD, saldırganlığını örtbas etmek için özgürlük ve demokrasi söylemini silah olarak kullanır. İran’a karşı bugünkü savaş, kimseyi özgürleştirme ile ilgili değildir; petrole ve gaza el koymak için ve ABD’nin bölge üzerindeki kontrolü içindir.
Ho Şi Min’in bize öğrettiği gibi, teori her zaman pratikle birleştirilmeli
Birinci adım: Kapitalizm ve emperyalizmin gerçek yüzünü öğrenmeliyiz.
İkinci adım: Kendi eylem planlarımızı oluşturmalıyız. Vietnam bunu başardı, Laos bunu başardı, Küba bunu başardı, Çin Halk Cumhuriyeti bunu başardı. Sosyalist devrim mücadelemiz devam ediyor.
Asya’nın neresinde olursanız olun, hangi ulustan ve hangi kültürden gelirsiniz gelin, umarım Vietnam’ın “Dört Hayır” politikasını inceler ve kendi ülkenizin de benzer bir program geliştirmesini savunmayı düşünürsünüz. Asya’daki her ülke, ABD’nin askeri ve istihbarat aygıtını bölgemizden çıkarmak için bir araya gelmelidir.
Bölgede imparatorluğun çıkarları uğruna daha fazla bölünmemize ve birbirimize karşı silah olarak kullanılmamıza izin vermemeliyiz. Emperyalistler Asya’dan ellerinizi çekin!
