Brezilya Komünist Partisi Ekim 2025’te Önemli Kongre Yaptı
Parti 2026’da Brezilya’nın Zaferi İçin Seçim Kampanyası Başlattı
Brezilya Komünist Partisi “Yeni Ekonomik Kalkınma Planı” Stratejisini Benimsedi
Çeviren: Ferdi Bekir

Önsöz: Seçim ittifakı içinde asıl itici gücü oluşturan Brezilya Umut Federasyonu üç partiden oluşuyor İşçi Partisi (Lula) Komünist Partisi ; Yeşil Parti. Geniş koalisyon içinde Brezilya Sosyalist Partisi, Demokratik İşçi Partisi, Sosyal Düzen için Cumhuriyetçi Parti ve diğerleri. Komünist partisinin Yeni Ekonomik Kalkınma Planı şu yapısal reformları içeriyor:
- Demokratik Siyasi Reform: Siyasi sistemin demokratikleştirilmesi.
- Finansal Sistem Reformu: Finans sermayesinin tahakkümünün kırılması.
- Kentsel ve Tarım Reformu: Toprak mülkiyetinin yeniden düzenlenmesi.
- Medya Reformu: Medya tekellerinin kırılması.
- Aşamalı Vergi Reformu: Gelir adaletinin sağlanması.
- Eğitim, Sağlık ve Sosyal Güvenlik Reformları.
- Ekolojik Dönüşüm ve Bölgesel Eşitsizliklerin Giderilmesi.
Aşağıda Brezilya Komünist Partisi 16. Kongresi Siyasi Karar Belgesini okuyacaksınız.
Giriş
Brezilya Komünist Partisi (PCdoB’nin) 16. Kongresi’nin Siyasi Kararı, dönüşüm halindeki bir dünyada, yoğunlaşan sınıf çatışmalarında, finansal oligarşinin ve ABD emperyalizminin aşırı sağla bağlantılı olarak Başkan Lula hükümetine karşı baskısı altında, Brezilya için ve Brezilya halkı için temel olan yanıtları ve yönergeleri belirlemiştir. Parti, ülkenin krizden çıkması ve çıkmazları aşması için iki büyük görev olduğunu vurgulamaktadır:
İKİ BÜYÜK GÖREVİMİZ
- 2026 seçimlerinde Lula liderliğindeki ittifakın yeni zaferini kazanmak.
- Sol, halk ve yurtsever güçler tarafından oluşturulacak stratejik bir plan ve hamle ile ülkede yapısal değişiklikler gerçekleştirmek.
Bu süreçte partinin, devrimci kimliğini güçlendirerek ve sosyalizm perspektifini netleştirerek yeni bir güç birikimi döngüsü için kendini yeniden konumlandırması ve canlandırması gerektiği Kararlaştırılmıştır.
I. ULUSLARARASI DURUM
A. Bugünkü Kapitalizm: Kriz, İstikrarsızlık ve Çelişkiler
Kapitalizmin sistemik krizi derinleşmektedir. ABD, Avrupa Birliği ve Japonya ekonomilerinde düşük büyüme, artan eşitsizlik, işgücünün güvencesizleşmesi ve ekonomilerde finansallaşmanın hakimiyeti görülmektedir. Buna karşılık Asya, özellikle Çin, Vietnam ve Hindistan dinamik bir büyüme sergilemektedir. Zenginliğin az ellerde yoğunlaşması, işçi sınıfının sömürüsü ve çevre tahribatı belirleyici özelliklerdir. Neoliberal politikalar, işçi haklarını aşındırmakta ve dijital platformlar (Uber, iFood vb.) aracılığıyla işgücünü ve işçileri parçalamaktadır.
İklim krizi, kapitalizmin yıkıcı mantığının doğrudan bir sonucudur. Emperyalist ülkeler, küresel ısınmanın tarihsel sorumluları olarak Küresel Güney ülkelerinin kalkınmasını engellemeye çalışmaktadır. İklim krizine tam anlamıyla müdahale, ancak sosyalist toplumlarda mümkün olan yeni üretim ve tüketim kalıplarıyla gerçekleşebilir. Brezilya, Amazon’daki kuraklık, Güney ve Güneydoğu’daki seller gibi iklim değişikliğinin dramatik etkilerini yaşamaktadır. ABD’nin iklim inkarcısı yönetimi, küresel anlaşmalardan çekilerek durumu daha da kötüleştirmiştir. Brezilya’nın ev sahipliği yapacağı COP30, bu çelişkilerin sahneleneceği önemli bir mücadele alanı olacaktır.
Ekonomilerin Finansallaşması, çağdaş kapitalizmin temel özelliğidir. Borsalarda türev ürünleri stoğu (667 trilyon dolar) küresel GSYİH’yı (110 trilyon dolar) 6 kat katlamıştır. Neoliberal politikalar, sermaye akışlarının serbestleştirilmesi ve mali kemer sıkma, finansal sermayenin tahakkümünü artırmıştır. Kâr amacı gütmeyen üretken yatırımlar yerine, hissedarlara maksimum getiri mantığı hakimdir. Bu durum, devletlerin, şirketlerin ve ailelerin borçluluğunu artırmaktadır.
Dördüncü Sanayi Devrimi (yapay zeka, robotik, nesnelerin interneti) üretici güçlerde dönüşüme yol açmaktadır. Büyük teknoloji tekelleri (Google, Meta, Amazon vb.), veri ekonomisi üzerinden ellerinde muazzam ekonomik ve ideolojik güç toplamıştır. Bu dönüşümler, kapitalizmin temel çelişkilerini (toplumsallaşan üretim-özel mülkiyet) derinleştirmekte, işgücünün sömürüsünü artırmakta ve ırkçılık, cinsiyet eşitsizliği gibi olguları yeniden üretmektedir.
B. Eşitsiz Gelişme, ABD’nin Gerilemesi ve Çin’in Yükselişi
Kapitalist birikimin dinamikleri, üretkenliğin merkez üssünün ulusal/coğrafi olarak kaymasına yol açmıştır. ABD, Avrupa ve Japonya’nın göreli gücü zayıflarken, Çin öne çıkmaktadır. ABD’nin sanayi üretiminin küresel payı 1980’de %20 iken 2023’te %17’ye gerilemiş, Çin ise %30’a ulaşmıştır. BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika ve yeni katılan üyeler) küresel Milli Gelirin %39’unu ve dünya nüfusunun %49’unu oluşturmaktadır. BRICS, SWIFT’ten bağımsız bir finans sistemi kurmuş, yerel para birimleriyle ticareti teşvik eden Yeni Kalkınma Bankası ve dolarizasyondan çıkış için girişimler geliştirmektedir.
Çin, satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük ekonomisidir (33 trilyon dolar). Çin Kuşak ve Yol Girişimi ile 150’den fazla ülkede altyapı projeleri yürütmektedir. 5G, bataryalar, elektrikli araçlar ve yapay zeka gibi stratejik sektörlerde liderdir. 1978-2018 arasında 740 milyon insanı yoksulluktan çıkarmıştır. Çin, nesnel olarak sosyalizmi yeni dünya düzeninin inşasında bir aktör olarak konumlandırmaktadır.
Trump ve ABD’nin Gerilemesini Tersine Çevirme Girişimi
Donald Trump’ın ikinci seçim zaferi, ABD’nin ekonomik ve jeopolitik güç kaybına bir tepkidir. Gümrük Tarifesi savaşları, göçmen karşıtı politikalar ve diğer ülkelerin topraklarına göz dikme girişimleri, Çin’i izole etme ve yeni bir “soğuk savaş” yaratma stratejisinin parçasıdır. Trump, otoriter yöntemlerle iç siyasetteki hegemonyasını pekiştirmeye, ABD askeri-sanayi kompleksini ve büyük teknoloji şirketlerini devlet işlerine çekmeye çalışmaktadır. Gümrük Tarifesi savaşları, İran’a askeri saldırılar, Filistin soykırımına destek, Ukrayna’daki vekalet savaşı ve Venezuela’ya saldırılar ve tehditler küresel istikrarsızlığı artırmaktadır. Bu Trump politikaları, ABD’yi izole etmekte ve doların rezerv para olma gücünü zayıflatmaktadır.
Büyük Teknoloji Şirketleri: Emperyalizmin Güçlü Dijital İdeolojik Sistemi
Büyük teknoloji şirketleri, dijital ağları kontrol ederek toplumsal hoşnutsuzluğu yönlendirmekte, “kültür savaşları” yürüterek aşırı sağ, faşist, yabancı düşmanı dalgaları beslemektedir. Bu dijital platform şirketleri, bilgi akışını kontrol ederek muazzam siyasi ve ideolojik güç elde etmişlerdir. Neoliberalizmin yarattığı hoşnutsuzlukları sömürerek toplumsal parçalanmayı ve nefret söylemlerini körüklemektedirler. Birçok ülke bu platformları düzenlemeye çalışsa da, Trump yönetimi bu düzenleme çabalarına karşı çıkmaktadır.
C. Uluslararası Düzenin Dönüşümünde Trendler ve Karşı-Trendler
Çok kutuplu yeni bir dünya gerçekliği şekillenmektedir. ABD hegemonyasının gerilemesi ve Çin, Rusya, AB gibi yeni güç merkezlerinin yükselişi, emperyalist olmayan stratejik uluslararası ittifaklar için elverişli koşullar yaratmaktadır.
ABD’nin Çin’i çevreleme ve Rusya ile işbirliğini zayıflatma çabaları sürmektedir. Avrupa, ABD’nin yeni tutumu karşısında güvensizlik içinde yeniden silahlanma arayışındadır. Küresel Güney ülkeleri, emperyalist dayatmalara direnmekte ve BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlar aracılığıyla kendi egemen kalkınmaları için ittifaklar kurmaktadır. Afrika’nın jeopolitik önemi artmakta, Sahel ülkelerinde Fransız sömürgeciliğine karşı yurtsever hükümetler kurulmuştur. Neofaşizmin ve aşırı sağın yükselişi, kapitalizmin krizine ve neoliberalizmin liberal demokrasiyi aşındırmasına bir yanıttır; bu mücadele uzun ve zorlu olacaktır.
Latin Amerika ve Karayipler: Yön Bulma Mücadelesi
Latin Amerika’da sol ve ilerici hükümetler ile yerel sağ politik güçler artı ABD emperyalizminin karşı saldırısı arasında bir mücadele yaşanmaktadır. Meksika, Brezilya, Kolombiya, Şili ve Uruguay’daki son seçim zaferleri, halkların dönüşüm talebini yeniden teyit etmiştir. Ancak Brezilya, El Salvador ve Arjantin’de neofaşizm ve aşırı sağ büyümektedir.
Trump yönetimi, Panama Kanalı’nı işgal tehdidi, Venezuela’ya müdahale ve Brezilya’ya %50 gümrük vergisi uygulayarak bölgeyi kendi “arka bahçesi” olarak görmeye devam etmektedir. Brezilya’nın bu saldırılara karşı egemenliğini savunması hayati önem taşımaktadır. Bölgesel entegrasyon (MERCOSUR, CELAC) ve BRICS ile ilişkiler güçlendirilmelidir.
Brezilya’nın Proaktif Dış Politikası
İşçi Partisi lideri Lula’nın üçüncü döneminde, Bolsonaro döneminde terk edilen egemen dış politika yeniden canlandırılmıştır. Brezilya, BM, G20 başkanlığı, COP30 ve Ukrayna’daki savaş için barış önerileri gibi alanlarda aktif rol oynamaktadır. Çin ile işbirliği geliştirilmiş, ancak bölgesel entegrasyon ve Venezuela ile ilişkilerde sınırlı kalınmıştır.
Barış, Demokrasi ve Sosyalizm Mücadelesi
Emperyalist savaşlara karşı barış, neofaşizme karşı demokrasi, Küba’ya dayanışma, Filistin halkına destek ve emperyalizme karşı mücadele uluslararası bir görevdir. Komünist ve devrimci güçler, 1991’deki SSCB çöküşünden bu yana stratejik savunmada olsa da, Çin sosyalizminin başarıları, çok kutupluluk ve Latin Amerika’daki ilerici kazanımlar bu durumu olumlu yönde değiştirmektedir. Partimiz, ulusal projeleri güçlendirerek ve sosyalizm için mücadele ederek bu süreçte yer almaktadır. Sosyalizm, kapitalizmin sömürüsüne karşı uygulanabilir ve gerekli bir alternatiftir.
II. ULKEDE DURUM
Günümüzde Brezilya iki büyük görevle karşı karşıyadır:
- Taktik Görev: 2026’da ulusun ve işçi sınıfının yeni bir zaferini kazanmak.
- Stratejik Görev: Egemen kalkınmayı (sosyalizme giden yolda) hızlandırmak için yapısal değişiklikleri gerçekleştirmek.
A. Taktik Hedef: 2026’da Ulusun ve İşçi Sınıfının Yeni Zaferi
Brezilya, ulusal egemenlik ve demokrasi ile aşırı sağın ihanet, neoliberal ve sömürgeci gericilik programı arasında bir yol ayrımındadır. 2026 seçimleri, ülkenin geleceği ve jeopolitik mücadeleler açısından taktik-stratejik bir öneme sahiptir. Bu, ABD emperyalizmi ile onun aşırı sağ işbirlikçileri arasındaki açık bir savaş alanıdır.
Egemenlik Saldırısı ve Ulusal Birlik
Trump yönetimi ve Bolsonaro ailesi önderliğindeki aşırı sağın Brezilya’ya yönelik saldırıları (ekonomik, kurumsal, yargı alanında) başarısız olmuştur. Bolsonaro ve darbeciler yargılanıp mahkum edilmiştir. Brezilya, BRICS ile bağlarını güçlendirmiştir. Lula hükümeti, “Brezilya Egemen Planı” ile saldırılara yanıt vermiş, Yüksek Mahkeme anayasayı savunmuş ve halk sokaklara dökülmüştür. Mücadele, ve kamplaşma ” vatan hainleri Brezilya’nın karşısında” şeklinde netleşmektedir. 2026 zaferi mümkün ve gereklidir.
Bolsonaro ve Darbe Girişiminin Cezalandırılması
Yüksek Mahkeme, Bolsonaro ve üst düzey asker-sivil suç ortaklarını darbe girişimi, Lula’ya, Alckmin’e ve Moraes’e suikast planından mahkum etmiştir. Bu, demokrasi için bir zaferdir. Cezaların infaz edilmesi ve af girişimlerinin engellenmesi hayati önem taşımaktadır.
Lula Hükümetinin Değerlendirmesi
Olumsuz Koşullar: Hükümet, azınlık hükümeti olması, muhafazakar Kongre, güçlü finansal oligarşi (Merkez Bankası’nın “sözde bağımsızlığı”), Trump’ın saldırıları ve kutuplaşmış toplum gibi ağır koşullarla karşı karşıyadır. Ayrıca Temer ve Bolsonaro dönemlerinden kalan ağır bir miras (neoliberal politikalar, soyguncu özelleştirmeler, sosyal trajedi) devralınmıştır.
Başarılar: Tüm bu olumsuzluklara rağmen hükümet önemli başarılar elde etmiştir:
- Ekonomi: 2023’te %3,2, 2024’te %3,4 büyüme. Yeni Büyüme Hızlandırma Programı ile 2024’te 711 milyar real tutarında yatırım yapılmuştur. BNDES kredileri, Petrobras yatırımları.
- Sanayi: Yeni Brezilya Sanayisi programı ile sanayisizleşmeye karşı yeniden sanayileşme başlamıştır.
- Bilim ve Teknoloji: Partimizin lideri Luciana Santos’un başkanlığındaki Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Bakanlığı kritik rol oynamaktadır. FNDCT fonları serbest bırakılmış, yatırımlar altı kat artmıştır. Sirius süper bilgisayarı, CBERS uydusu, Yapay Zeka Planı (PBIA) gibi projeler hayata geçirilmiştir. Brezilya-Çin işbirliği “Paylaşmacı Ortak Gelecek” statüsüne yükseltilmiş, 37 işbirliği anlaşması imzalanmıştır.
- Sosyal Politikalar: İşsizlik tarihin en düşük seviyesine (%5,6) gerilemiş, asgari ücret artmış, Gelir Vergisi reformu ile maaşı 5 bin real’e kadar olanlar vergiden muaf tutulmuştur. Kadın-erkek eşit ücret yasası, Ulusal Bakım Politikası ve Aldir Blanc kültür yasası gibi önemli düzenlemeler yapılmıştır.
Çelişkiler ve Yetersizlikler: Hükümetin geniş koalisyon yapısı nedeniyle ekonomide neoliberal etkiler görülmektedir. Mali çerçeve, eski harcama tavanından kurtulmak için bir araç olsa da, kalkınmayı kısıtlamaktadır. Mali kesintiler (asgari ücret ve BPC’de) yapılmıştır. Sıfır açık hedefi ve %3 enflasyon hedefi rantiyeciliği beslemektedir. İlerici güçlerin dağınıklığı, hükümetin başarısını zayıflatmaktadır.
Daha Fazla Kalkınma ve Daha Fazla Hak İçin Mücadele:
Bankaları, milyarderleri ve bahis şirketlerini vergilendirme (“BBB”) ve büyük şirketlere verilen destek sübvansiyonları azaltma önerisi geniş halk desteği bulmuştur. Yüksek faiz oranları (%15) kamu yatırımlarını ve kalkınmayı engellemektedir. Kamu güvenliği, SUS sağlık sistemi, ırkçılıkla mücadele, kadın hakları, LGBTQIA+ hakları ve yerlilerin toprak hakları için mücadele partimizin Yeni Ulusal Kalkınma Projesi’nin ayrılmaz parçalarıdır.
İdeolojik Mücadeleyi Yeni Bir Seviyeye Taşımak:
İlerici güçler, özellikle dijital alanda, aşırı sağın “kültür savaşı” karşısında iletişimde geride kalmıştır. Elon Musk’ın 2026 Brezilya seçimlerine müdahale tehdidi, büyük teknoloji şirketlerine karşı ulusal egemenlik, düzenleme ve dijital altyapı mücadelesini zorunlu kılmaktadır. Yalan haberler, nefret söylemi ve komplo teorileriyle mücadele edilmelidir.
Halkın Sefenberliği:
Lula hükümetinin başarısı için bilinçli, siyasallaşmış ve birlikçi bir toplumsal seferberlik şarttır. Son yıllarda halk hareketlerinde durgunluk yaşansa da, 21 Eylül’deki darbe affına karşı yapılan gösteriler umut vericidir. Halkı Plebisite çağırma kampanyası (çalışma saatlerinin indirilmesi için, vergi muafiyeti için, süper zenginlerin vergilendirilmesi için) bu seferberliği ateşleyebilir.
Partimizin Stratejik Perspektifi: Egemen Kalkınma
2026 seçim zaferi, ülkede egemen kalkınma hedefimiz için yeni bir güç dengesi yaratacaktır. Partimiz, bu hedef etrafında siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel çoğunluğu oluşturmak için çalışacaktır. Bu, Yeni Ulusal Kalkınma Projesi ve sosyalizm için mücadeledir.
Partimizin ve Brezilya Umut Federasyonu İttifakının Seçim Projesi:
Partimiz mevcut 9 milletvekili sandalyesini korumayı ve artırmayı, yasama meclislerinde varlığını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Parti, umut ittifakı olan FE Brasil’i (Brezilya Umut Federasyonu) güçlendirecek ve genişletecektir.
B. Yapısal Değişiklikler: Egemen Kalkınmayı Hızlandırmak
Brezilya, son 60 yılda üç gerici döngü (askeri diktatörlük, 1990’ların neoliberalizmi, 2016-2022 darbesi) yaşamıştır. Bu dönemler ülkeyi bağımlı, yarı-çevre, sanayisizleşmiş ve eşitsiz bir hale getirmiştir. Partimiz, bu yapısal engelleri aşmak için ulusal devletin yeniden inşasını, ülkede finansal oligarşinin gücünün kırılmasını, sanayileşmeyi ve teknolojik bağımsızlığı içeren bir dizi yapısal reformu savunmaktadır.
Ulusal Devletin Yeniden İnşası:
Devlet, finansal oligarşinin çıkarlarına hizmet edecek şekilde neoliberal kurumlarla şekillendirilmiştir. Devletin, üretici güçleri geliştirme, egemenliği savunma ve halkın yaşam kalitesini yükseltme rolünü oynayabilmesi için Merkez Bankası üzerindeki finansal oligarşi etkisinin kaldırılması, kamu işletmelerinin güçlendirilmesi ve yürütme-yasama-yargı arasındaki dengesizliklerin giderilmesi gerekmektedir.
Yapısal Reformlar:
- Demokratik Siyasi Reform: Siyasi sistemin demokratikleştirilmesi.
- Finansal Sistem Reformu: Finansal sermayenin tahakkümünün kırılması.
- Kentsel ve Tarım Reformu: Toprak mülkiyetinin yeniden düzenlenmesi.
- Medya Reformu: Medya tekellerinin kırılması.
- Aşamalı Vergi Reformu: Gelir adaletinin sağlanması.
- Eğitim, Sağlık ve Sosyal Güvenlik Reformları.
- Ekolojik Dönüşüm ve Bölgesel Eşitsizliklerin Giderilmesi.
Egemen Kalkınmanın Sosyal Tabanı:
Egemen Kalkınma projesinin itici gücü, işçi sınıfı ve halk kitleleridir. Sanayi burjuvazisi, orta sınıflar ve küçük girişimcilerle ittifak halinde hareket edilmelidir. İşçi sınıfının örgütlülüğü (sendikalar) neoliberal saldırılarla zayıflatılmıştır, bu nedenle sendikal hareketin yeniden canlandırılması ve işçi sınıfının bilincinin yükseltilmesi gerekmektedir.
III. PARTİ: DİRENİŞ, HALK MÜCADELESİ VE SOSYALİZMİN PARTİSİ
Yeni Bir Güç Birikimi Döngüsü İçin Partimizi Yeniden Konumlandırmak ve Canlandırmak
15. Kongre, partiyi yeniden konumlandırma ve canlandırma göreviyle karşı karşıyadır. Parti, Marksizm-Leninizm temelinde, sosyalizm için mücadele eden, devrimci, yurtsever ve halkın haklarının savunucusu olarak tanımlanmaktadır. Partimiz, 103 yıllık tarihi ve 40 yıllık yasal çalışması ile Lula hükümeti içinde yer almaktadır. Parti, neofaşizmin yükselişi, kültürel savaşlar, iklim krizi ve kapitalist üretim ilişkilerindeki dönüşümler gibi yeni meydan okumalarla başa çıkmak zorundadır.
Partinin stratejik rolünü küçümseyen, onu geniş “sol” kanat içinde eritme veya sınıf mücadelesinden koparmaya çalışan anlayışlara karşı ideolojik mücadele yürütülmelidir.
Üç Güç Birikimi Vektörünün Diyalektik olarak Birleştirilmesi:
Parti, güç birikimini üç vektör üzerinden sağlamalıdır:
- Kurumsal/Siyasi Mücadele: Seçimler, parlamenter faaliyet.
- Sosyal Mücadele: Sendikalar, halk hareketleri, sokak mücadelesi.
- İdeoloji ve Fikir Mücadelesi: Teorik gelişim, eğitim, medya ve iletişim.
Bu üç vektörün dengeli ve uyumlu kullanımı partinin büyümesi ve etkisi için gereklidir.
Partinin Canlandırımasının Devamlılığı:
15. Kongre’de başlatılan canlandırma süreci devam etmeli; örgüt tabanı güçlendirilmeli, iletişim kapasitesi artırılmalı ve maddi koşullar iyileştirilmelidir.
İşçi Sınıfı ve Gençlikle Bağların Güçlendirilmesi:
Üretim sürecindeki dönüşümler (dijitalleşme, platform çalışması, esnek çalışma) işçi sınıfını parçalamıştır. Parti, sendikaları (özellikle CTB’yi) canlandırarak, işyerlerinde ve mahallelerde örgütlenerek işçi sınıfıyla bağlarını güçlendirmelidir. Gençlik, partinin stratejik bir gücüdür. UJS (Sosyalist Gençlik Birliği) ve JPL (Özgür Anavatan Gençliği) aracılığıyla öğrenci hareketinde, feminist, anti-ırkçı, çevreci ve kültürel mücadelelerde daha fazla yer alınmalıdır.
Halkla Birlikte Olmak, Halkla Birlikte Mücadele Etmek:
Parti, kentlerin kenar mahallelerinde, milislerin, uyuşturucu trafiğinin ve polis şiddetinin baskısı altında yaşayan halkla daha yakından ilgilenmeli, oradaki mücadelelerde örgütleyici rol oynamalıdır. 1. Ulusal Halk Hareketleri Konferansını toplamayı, bu alandaki stratejiyi güncellemek için öneriyoruz.
Her Türlü Baskıya Karşı Mücadele:
Parti, sınıf mücadelesini ırkçılık, cinsiyetçilik, LGBTQIA+ ayrımcılığı ve dinci hoşgörüsüzlükle mücadeleyle birleştirmelidir. Yerli halkların toprak haklarının savunulması, biyomların (Amazon, Cerrado vb.) korunması için hayati önem taşımaktadır.
Taban Örgütlerini Güçlendirmek:
Partinin binlerce taban birim örgütü (núcleos) aracılığıyla hareket etmesi, üyelerin eğitimi ve iletişim araçlarının etkin kullanımı esastır.
Partinin Ulusal İletişim Sistemi ve Politikası:
Parti, dijital ortamda (Vermelho Portalı, sosyal medya) daha etkin olmalı, yeni diller ve platformlar kullanmalıdır. Tüm parti araçlarını birleştiren bir Ulusal İletişim Sistemi kurulmalıdır.
Fikir Mücadelesi ve Eğitim:
Ulusal João Amazonas Okulu ve Maurício Grabois Vakfı, militan eğitimi ve teorik üretim için merkezi kurumlardır. “Princípios” dergisi (Qualis A3) bu alanda önemli bir araçtır. Parti yöneticileri ve militanlar için ideolojik eğitim zorunlu ve sürekli olmalıdır.
Partinin Maddi ve Mali Temellerinin Yükseltilmesi:
Kamu fonları (Parti Fonu, Seçim Fonu) yetersiz kalmaktadır. Üye aidatları (SINCON), dostlar ağı, sosyal ve kültürel etkinlikler ile mali kaynaklar çeşitlendirilmeli ve mali yönetim güçlendirilmelidir.
Komünist Parti – Dönüşümlerin İtici Gücü:
Partinin politik-örgütsel tutarlılığı, hazırlıklı ve uyumlu bir Merkez Komitesi’ne ve işçi sınıfı ile halk arasında aktif bir taban örgütleri ağına dayanmaktadır. Eyalet, belediye ve ilçe komiteleri, yerel talepleri ulusal politika ve parti programıyla bütünleştirmelidir.
PPL’nin Partimize Entegrasyon Süreci:
Eski PPL (MR8) üyeleri, Parti’ye başarıyla entegre olmuş ve parti canlandırmasına katkıda bulunmaktadır. Gençlik, kadın hareketi ve iletişim alanındaki entegrasyon süreci devam etmektedir.
Sosyalizm: Umudun Bayrağı:
Sosyalizm, partinin tüm mücadele alanlarında mevcut olmalıdır. Sosyalist ülkelerin (özellikle Çin’in) başarıları tanıtılmalı, Partimizin Sosyalizm Programı incelenmeli ve sosyalizmin kapitalizme karşı pratik uygulanabilir bir alternatif olduğu mesajı yayılmalıdır.
Sonuç: Brezilya, bir yanda egemenlik, demokrasi ve sosyalizm diğer yanda emperyalizm, neofaşizm ve neoliberalizm arasında tarihsel bir kavşaktadır.
2026 seçim zaferi, bu mücadelenin taktik bir hedefidir; asıl stratejik hedef ise Yeni Egemen Kalkınma Projesi aracılığıyla Brezilya’da sosyalizme giden yolda yapısal dönüşümleri başlatmaktır. Partimiz, bu süreçte işçi sınıfının ve halkın önder gücü olmayı hedeflemektedir.
