Çin’e Özgü Finansal Gelişme Yolunu İzlemeliyiz
Güçlü bir Uluslararası Finans Merkezine Sahip Olmalıyız
Xi Jinping, Şubat 2024
Çeviren: Deniz Alaz Gürbüz

Bu metin, Xi Jinping’in 16 Ocak 2024 tarihinde, eyalet ve bakanlık düzeyindeki başlıca yönetici kadrolara yönelik düzenlenen ‘yüksek kaliteli finansal gelişmeyi teşvik etme’ konulu seminerde yaptığı konuşmadan bir kesittir.
Birinci Bölüm
Çin Komünist Partisi’nin 18. Ulusal Kongresi’nden bu yana, yeni çağda finansal gelişmeyi yöneten yasaları aktif olarak araştırdık, Çin’de finansın özünü daha iyi anladık ve finansal uygulama, teori ve sistemlerde sürekli olarak yeniliği teşvik ettik. Değerli deneyimler biriktirdik ve kademeli olarak Çin’e özgü finansal gelişme girdik.
Birincisi, finansal alandaki çalışmalarda ÇKP Merkez Komitesi’nin merkezi ve birleşik önderliğini korumalıyız.
Parti önderliği, ülkemizin özgün finansal gelişme yolunun en önemli özelliği ve en büyük siyasi ve kurumsal avantajıdır. Ülkemizin finansal gelişimindeki en büyük başarıları her zaman Parti önderliğinde elde edilmiştir. Finansal sistemdeki pek çok sorun, finans sektöründeki birçok birimin ÇKP Merkez Komitesi’nin karar ve planlarını etkili bir şekilde uygulayamamasından kaynaklanmaktadır; bu durum Parti önderliğinin zayıflamasına ve yüzeysel kalmasına, Parti’nin siyasi yapısının güçsüzleşmesine ve Parti içindeki doğru davranış, dürüstlük ve ahlak anlayışını teşvik etme çabalarının yetersiz kalmasına yol açmıştır.
Bu nedenle, finansal çalışmalarda ÇKP Merkez Komitesi’nin merkezi ve birleşik önderliğini korumalı, Parti’nin genel durumu denetleme ve tüm tarafları koordine etme konusundaki temel önderlik rolünü tam olarak yerine getirmeli ve finansal çalışmaların her zaman doğru yönde ilerlemesini sağlamalıyız.
İkinci olarak, insan odaklı kalkınmanın değer yönelimine bağlı kalmalıyız.
Partimiz önderliğindeki finansal girişimlerin nihai amacı halka fayda sağlamaktır; bu durum, sermayeye ve az sayıda zengin bireye hizmet eden bazı ülkelerdeki finans sektörünün doğasından temelden farklıdır. Yeni dönemde ve yeni yolculukta, finansal çalışmalar kararlılıkla halkın safında yer almalı, finans hizmetlerinin çeşitliliğini, kapsayıcılığını ve erişilebilirliğini artırmalı ve halk kitlelerinin hak ve çıkarları daha iyi korumalıdır.
Üçüncü olarak, finansın reel ekonomiye hizmet etmesi temel ilkesine bağlı kalmalıyız.
Reel ekonomi finansın temeli, finans ise reel ekonominin can damarıdır; reel ekonomiye hizmet etmek, finansın asli görevidir. Eğer finans kendi içinde dönmeye ve kendi kendine genişlemeye kapılırsa, kaynaksız bir suya ve köksüz bir ağaca dönüşecek; er ya da geç kaçınılmaz olarak bir finans ve ekonomi krizine yol açacaktır. Ülkemizin finans sistemi, reel ekonomiye hizmet etme ve yüksek kaliteli gelişmeyi destekleme görevine sadık kalmalı ve spekülatif amaçlarla hareket ederek asla reel ekonomiden uzaklaşmamalıdır.
Dördüncü olarak, risklerin önlenmesi ve kontrol edilmesini, finansal çalışmaların daimi hedefi olarak savunmalıyız.
Finans, yalnızca riski yönetme ve riski dağıtmakla kalmaz, aynı zamanda doğası gereği risk de taşır. Ülkemizin finansal sisteminin büyüklüğü ve karmaşıklığı geçmiştekinden çok farklıdır ve risklerin sistematik olarak birbiriyle bağlantılı olması büyük ölçüde artmıştır. Olası tehlikelere karşı farkındalığımızı güçlendirmeli, riskleri etkili bir şekilde önleyip kontrol etmeli ve finansal sistemin dayanıklılığını artırmalıyız.
Beşinci olarak, finansal inovasyon ve gelişmeyi Pazar odaklı ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde teşvik etmeye bağlı kalmalıyız.
Finansal güvenlik sistemlere dayanır, canlılık piyasadan gelir ve finansal düzen hukukun üstünlüğüne bağlıdır. Finansal işlemler karmaşıktır ve çeşitli hak ve yükümlülükleri içerir, bilgi asimetrisi ile karakterize edilir ve çok yüksek kredi/güven gereksinimlerine sahiptir; bu da sağlam bir denetim sistemini zorunlu kılar. Finansal piyasaların sağlıklı işleyişini güvence altına almak için, yasakların kesin bir şekilde uygulandığı ve ihlallerin cezalandırıldığı kapsamlı bir finansal yasalar ve piyasa kuralları sistemi kurmalıyız.
Altıncı olarak, finans sektöründe arz yönlü yapısal ekonomik reformu derinleştirmeye devam etmeliyiz.
Ülkemizin finans sisteminin temel bir özelliği ve avantajı, devlet mülkiyetindeki finans kuruluşlarının sektöre hakim olmasıdır. Ancak finansal sistemimiz, aşırı yüksek oranda dolaylı ve borç finansmanı, finansal hizmetlerin yeterince kapsayıcı olmaması ve düzenlenmemiş finansal faaliyetlerin ve yasadışı finansal uygulamaların yaygınlaşması gibi sorunlardan muzdariptir. Bu sorunları ele almak için, finans sektöründe arz yönlü yapısal ekonomik reformu derinleştirmeli, dolaylı finansman ve doğrudan finansman ile öz sermaye ve borç finansmanı arasındaki ilişkiyi düzene sokmalı, finans sisteminin yapısını optimize etmeli, finansal altyapıyı iyileştirmeli ve finansal hizmetlerin kalitesini ve verimliliğini artırmalıyız.
Yedinci olarak, finansal dışa açılma ile finansal güvenlik arasında denge kurulması ilkesini savunmalıyız. Finansal dışa açılma, hem dışa açılma sürecinin kendi doğasından kaynaklanan risklere hem de rakipler tarafından kasıtlı olarak yaratılan risklere karşı tetikte olarak, ulusal finansal ve ekonomik güvenliği güvence altına almalıdır. Dışa açılmanın hızını ve yoğunluğunu dikkatli bir şekilde yönetmeli, finansal denetim kapasitelerini etkili bir şekilde artırmalı ve gelişmiş risk kontrolü yoluyla daha yüksek düzeyde bir finansal dışa açılma sağlamalıyız.
Sekizinci olarak, istikrarı korurken ilerleme çabasını sürdürme genel ilkesine bağlı kalmalıyız.
Finansal çalışmalar; istikrarı korurken ilerleme çabasını sürdürme, ilerleme yoluyla istikrarı teşvik etme ve eskileri yıkmadan önce yeni sistemleri kurma ilkesine bağlı kalmalıdır. Finansal istikrar en önemli öncelik olmalıdır; makro kontrol, finansal gelişme, finansal reform, finansal denetim ve finansal risk yönetimi süreçlerinin tamamı istikrarı sürdüren bir biçimde yürütülmelidir.
Büyük dalgalanmaları önlemek için finansal politikaların sıkılaştırılması veya gevşetilmesi çok aceleye getirilmemelidir. Aynı zamanda proaktif olmalı, kurulması gerekenleri hızla kurmalı ve istikrarlı bir temeli ve mevcut temel durumu korurken sorunları sürekli çözerek ilerlemeliyiz. Makroekonominin istikrarlı ve sağlıklı gelişimini teşvik etmek için çeşitli politika araçlarını esnek bir şekilde kullanarak para politikasında ihtiyatlı düzenleme çizgimizi korumalıyız.
Yukarıdaki hususlar; yeni çağda ve yeni yolculukta finansal çalışmaları nasıl ele alacağımızı ve yürüteceğimizi netleştirerek, Çin’de finansal gelişme yolunun temel duruşunu, bakış açılarını ve yöntemlerini somutlaştıran organik bir bütün oluşturmaktadır. Bu yol, modern finansal gelişmenin nesnel yasalarını takip etmekle kalmayıp, aynı zamanda ülkemizin ulusal koşullarına uygun ve Batı finansal modellerinden temelden farklı, kendine özgü nitelikler barındırmaktadır. Bu yola güvenmeli, pratik içinde keşfetmeye ve geliştirmeye devam ederek bu yolu daha da genişletmeliyiz.
İkinci Bölüm
Merkezi Finansal İşler Çalışma Konferansı’nda, güçlü bir finans ülkesinin inşasını hızlandırma hedefini ortaya koydum. Güçlü bir finans ülkesini oluşturan unsurlar nelerdir?
Bu hedef; dünya lideri bir ekonomik güce, teknolojik yetkinliğe ve kapsamlı bir ulusal güce sahip güçlü bir ekonomik temele dayanmalı ve aynı zamanda bir dizi kilit ve çekirdek finansal unsuru barındırmalıdır.
Birinci olarak, RMB uluslararası ticarette, yatırımlarda ve döviz piyasalarında yaygın olarak kullanılan ve küresel bir rezerv para birimi statüsüne sahip güçlü bir para birimi olmalıdır.
İkinci olarak, para politikasını ve ihtiyatlı bir makro yönetimi etkili bir şekilde kontrol edebilen, sistemik riskleri zamanında ve etkin bir şekilde önleyip çözebilen güçlü bir merkez bankasına sahip olmalıyız.
Üçüncü olarak; yüksek operasyonel verimliliğe, güçlü risk direncine, eksiksiz bir kategori çeşitliliğine, küresel erişime ve uluslararası rekabet gücüne sahip güçlü finansal kuruluşlarımız bulunmalıdır.
Dördüncü olarak; küresel yatırımcıları çekebilecek ve uluslararası fiyatlandırma sistemini etkileyebilecek güçlü bir uluslararası finans merkezine sahip olmalıyız.
Beşinci olarak; ülkemiz güçlü bir finansal denetimine, sağlam bir finansal hukuk sistemine ve uluslararası finansal kuralların belirlenmesinde güçlü bir söz hakkı ile nüfuza sahip olmalıdır.
Altıncı olarak; güçlü bir finans elemanı yetenek havuzuna sahip olmalıyız.
Ülkemiz; banka büyüklüğü ve döviz rezervleri açısından dünyada birinci, tahvil ve hisse senedi piyasası büyüklüğü açısından dünyada ikinci, sigorta işlem ve parasal hacmi açısından ise ön sıralarda yer alarak halihazırda büyük bir finansal güç olmasına karşın, genel olarak büyük ama güçlü değildir. Güçlü bir finans ülkesi inşa etmek, uzun vadeli çabalar ve kesintisiz bir kararlılık gerektirir.
Güçlü bir finans ülkesi inşa etmek için, Çine özgü modern bir finansal sistemin inşasını hızlandırmalıyız.
Birinci olarak, bilimsel ve sağlam bir finansal düzenleme sistemi kuracağız.
Bu durum; modern bir merkez bankası sisteminin kurulmasını, Çine özgü çağdaş bir para politikası çerçevesinin geliştirilmesini, taban para (emisyon) basımı ve para arzını kontrol etme mekanizmalarının kusursuzlaştırılmasını ve RMB’nin değerini, ekonomik ve finansal istikrarı korumak için para ve kredi politikası araçlarının bütünsel ve yapısal işlevlerinden etkili bir şekilde yararlanılmasını gerektirir.
İkinci olarak, iyi yapılandırılmış bir finans ürünleri piyasa sistemi kurulmalı.
Güvenli, standartlaştırılmış, şeffaf, açık, dinamik ve dayanıklı bir sermaye piyasasının inşasını hızlandırmalıyız. Çok katmanlı bir hisse senedi piyasası geliştirmeli, borsada işlem gören şirketlerin kalitesini artırmalı ve sorunlu şirketlerin borsadan çıkarılmasını düzenli bir mekanizmaya bağlamalıyız. Teknolojik inovasyonu desteklemede risk sermayesi (venture capital) ve özel sermaye (private equity) yatırımlarının rolünden tam anlamıyla yararlanmalı; tahvil piyasası, para piyasası ve döviz piyasasının işlevlerini güçlendirmeliyiz.
Üçüncü olarak, iş bölümüne dayalı ve iş birlikçi bir finansal kuruluşlar sistemi oluştırmalıyız.
Ülkemiz neredeyse eksiksiz bir finansal kuruluşlar çeşitliliğine sahiptir; buradaki kilit nokta, farklılaşmış bir şekilde gelişmek, birbirinin güçlü yönlerini tamamlamak ve her bir kuruluşun reel ekonomiye hizmet etmede kendine özgü rolünü yerine getirerek kendi avantajlarından yararlanmasını sağlamaktır. Her türden finansal kuruluş, asli misyonlarına sadık kalmalı ve temel işlevlerine geri dönmelidir; böylece reel ekonominin ve halkın çeşitli ve çok katmanlı finansal hizmet ihtiyaçlarını karşılamak üzere rekabet güçlerini ve hizmet kapasitelerini etkili bir şekilde artırmalıdır.
Dördüncü olarak, eksiksiz ve etkili bir finans sektörü denetim sistemi kurmalıyız.
Finansal denetimi topyekûn güçlendireceğiz; tam bir denetim kapsamına ulaşmak için kurumsal, davranışsal, işlevsel, nüfuz edici (şeffaflık sağlayıcı) ve kesintisiz gözetimi artıracağız. Bu sayede, denetimin öngörüsünü, kesinliğini, koordinasyonunu ve etkinliğini artıracak ve bir finansal güvenlik ağı inşa edeceğiz.
Beşinci olarak, çeşitlendirilmiş ve profesyonel bir finansal ürün ve hizmet sistemi kurmalıyız.
Beş temel alana odaklanarak; teknoloji finansmanı, yeşil finans, kapsayıcı finans, emeklilik finansmanı ve dijital finans vasıtasıyla büyük stratejilere, kilit sektörlere ve zayıf halkalara yönelik yüksek kaliteli finansal hizmetleri güçlendirecek, finans sektörünün dijital ve akıllı dönüşümünü hızlandıracağız.
Altıncı olarak, bağımsız, kontrol edilebilir, güvenli ve verimli bir finansal altyapı sistemi kuracağız.
Genel planlamayı güçlendirecek; piyasaya yeni giriş izinlerini, denetim standartlarını ve operasyonel gereklilikleri geliştirecek ve kilit finansal altyapıların donanım ve yazılımlarının özerkliğini ve güvenilirliğini artıracağız.
Üçüncü Bölüm
Yüksek kaliteli finansal gelişmeyi teşvik etmek ve güçlü bir finans ülkesi inşa etmek için, hukukun üstünlüğü ile erdemin üstünlüğünün birleşimine bağlı kalmalı, Çin’in mükemmel geleneksel kültürünü güçlü bir şekilde desteklemeli ve Çine özgü bir finansal kültürü aktif olarak geliştirmeliyiz.
Birinci olarak; dürüst ve güvenilir olmalı, çizgiyi asla aşmamalıyız.
Çin’in mükemmel geleneksel kültürü, söz vermeye ve taahhütleri yerine getirmeye büyük önem verir. Güvene dayalı bir sektör olan finans sektörü, sözleşme ruhuna bağlı kalmalı; piyasa kurallarına ve meslek etiğine riayet etmelidir. ‘Demirden muhasebe, demirden defterler ve demirden kurallar’ geleneğini sürdürmeli ve hesaplarda asla sahtekarlık yapmamalıyız. Borçları geri ödeme konusunda ısrarcı olmalı, itibarımıza sahip çıkmalı ve asla borcunu ödemeyen bir taraf haline gelmemeliyiz. Sektörde özdenetimi güçlendirmeli ve güveni ciddi şekilde sarsanları sektörden ömür boyu men etmeliyiz.
İkinci olarak; kâr için çalışırken doğruluğu ve adaleti gözetmeli, yalnızca kişisel çıkarlar için hareket etmemeliyiz.
Çin’in mükemmel geleneksel kültürü, ‘doğruluğu kâra tercih edenlerin onurlandırıldığını, kârı doğruluğa tercih edenlerin ise rezil olduğunu’ vurgular; kârı doğruluğun önüne koymak, erdemli insanlar tarafından her zaman aşağılanmıştır. Finans, hem işlevsel hem de kâr getirici niteliklere sahiptir; kârlılık, finans sektörünün aktörlerinin kendi işlevini yerine getirilmesine hizmet etmelidir. Finans sektörü toplumsal sorumluluğunu yerine getirmeli; finans, ekonomi, toplum ve çevre arasında ortak yaşama dayalı ve müreffeh bir ilişki tesis etmelidir.
Üçüncü olarak; temkinli ve tedbirli olmalı, kısa vadeli kazançlardan kaçınmalıyız. Geleneksel Çin kültürü, ‘acele işe şeytan karışır ve küçük kazançlara odaklanmak büyük işlerin başarılmasını engeller’ ilkesini vurgular.
Bazı uluslararası finansal kuruluşların kalıcı başarısının arkasındaki en önemli sır, temkinli ve tedbirli yaklaşımlarıdır. Finans sektörü; doğru iş, performans ve risk perspektifleri oluşturmalı; temkinli ve tedbirli bir şekilde faaliyet göstererek hem bugünü hem de uzun vadeyi göz önünde bulundurmalı, kısa vadeli kâr peşinde koşmaktan, sabırsızlıktan, fevrilikten ve kapasitesini aşan aşırı riskler almaktan kaçınmalıdır.
Dördüncü olarak; dürüstlüğü ve ilkeleri korumalı, reel ekonomiden sapmadan inovasyon peşinden koşmalıyız.
Buradaki kilit nokta; finansın kime hizmet ettiği ve inovasyonun neden gerekli olduğu sorularına doğru yanıtlar vermektir. Sahte inovasyonlardan veya kontrolsüz, pervasız inovasyonlardan kaçınmalı; reel ekonomiye daha iyi hizmet etme amaçlı ve halkın hayatını kolaylaştırma amaçlı inovasyonu teşvik etmeye odaklanmalıyız.
Beşinci olarak; yasalara ve mevzuata uygun hareket etmek ve her türlü uygunsuz davranıştan kaçınmak esastır.
Finansal faaliyetlerde yasalara uyumluluğa özellikle vurgu yapılır. Finansal kuruluşlar ve sektör çalışanları, yasalara ve mevzuata harfiyen uymalı, finansal denetim gerekliliklerine riayet etmeli ve bilinçli bir şekilde düzenlemelerin izin verdiği sınırlar dahilinde faaliyet göstermelidir. Finansal kuruluşlar ve sektör çalışanları yasalardaki ve mevzuattaki boşluklardan yararlanarak veya denetimden kaçarak kâr peşinde koşamazlar; kırmızı çizgileri aşmamalı, kırmızı çizgileri ihlal etmemeli ve yasaların dışında faaliyet göstermemelidirler.
