Nevroz Bayramı: Türkiye ve Bölgede Nevroz Kutlamaları

Kemal Okur
21 Mart 2026
Giriş
Dün ve geçen hafta hükümet ve DEM parti Nevroz bayramı kutlama etkinlikleri örgütlediler. Türkiye’deki Türkleştirme ve Kürtlere karşı etnik ayrımcılık sonucu 1990’ların başına kadar Kürt halkının Nevroz kutlamaları katı yasaklara tabi tutuldu. 1978’de PKK’nin Türk hükümetine karşı başlattığı silahlı savaş ve şiddet-sabotaj eylemleri önce Irak’a daha sonra Suriye ve İran’a yayıldı ve ABD ve Batılı güçlere yaslanarak bu ülke hükümetlerini de hedef tahtasına koydu. 1990’larda Türkiye etnik bir Kürt partisinin yasal faaliyetine izin vererek, PKK’yi tecrit etmeye, etnik çelişmenin ve milliyetçiliğin ateşini düşürmeye çalıştı, fakat istediği sonucu alamadı.
Bu yıl yapılan kıtlamalarda DEM parti Nevroz bayramına partizan ve etnik bir içerik vererek Türkiye ve Ortadoğu’da farklı ülkelerde yaşayan Kürtlerin demokratik taleplerini yaygınlaştırma aracı olarak kullandı. Hükümet devletin doğal olarak uzlaştırma işlevi gereği görece daha kapsayıcı bir etkinlik programı düzenledi.
DEM parti etkinliklerinde Suriye ve İran’da yaşayan Kürtlere bölgesel siyasi özerklik verilmesi talepleri de dile getirildi. Bilindiği gibi Nevroz Şii İran’da iki haftalık resmi tatilin başlangıcı olarak önemli bir kültürel bayram olarak kutlanmakta fakat Arapların çoğunluk olduğu Irak’ta geçmişte yaşanan Kürt-Arap çatışmaları nedeniyle Nevroz bayramı sadece Irak Kürt Bölgesel Yönetim bölgesinde kutlanmaktadır. Irak Şii nüfusunun da genel olarak Nevroz bayramını kutlamadığı biliniyor.
Hükümet ve Abdullah Öcalan’ın başlattığı Kürt uzlaşma süreci DEM parti ve PKK içinde de yankısını buldu ve uzlaşma çabaları olumlu yönde ilerlemeye devam ediyor. Bu süreç halklar arasında genel bir onay ve destek görmeye devam ediyor. Bununla birlikte uzlaşma süreci olumlu sonuçlandığında bile DEM partinin etnik kimlik temelli bir merkez sol parti olarak yaşamını sürdürmek isteyeceği öngörülüyor. Bu işçi sınıfı+çiftçiler ve halkların siyasi gelişmesi ve siyasi olgunlaşması açısından engelleyici sorunlardan bir olmaya devam edecektir. Umudumuz uzun vadede Türkiye’de Nevroz’un tüm halkların ortak bir kültürel bayramı olarak kutlanacağı siyasi koşullarının oluşması… zaten halkların ortaklaşa özgürlük ve anti-emperyalist mücadelesini ve ortak kader birliğini savunan sosyalist vizyonun gereği de budur.
Nevroz Bayramı: Türkiye ve Bölgede Nevroz Kutlamaları
Nevroz Bayramı en güçlü bir şekilde Şii İran halkı arasında resmi olarak iki haftalık yılbaşı bayramı ve tatil olarak kutlanmaktadır.
Türkiye’de cumhuriyetin ilanından sonra Nevruz kutlama etkinliği, yaklaşık 70 yıl boyunca resmî bir statü kazanamamış ve büyük ölçüde yasaklı bir dönem geçirmiştir. 1920’li yıllarda, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Nevruz, “Ergenekon Bayramı” adıyla kutlanmaya çalışıldı. Bu, Türk mitolojisindeki Ergenekon destanına atıfla, bayramı ulusal bir kimlikle yeniden canlandırma girişimiydi. Ancak bu uygulama 1926 yılından sonra sürdürülemedi ve Nevruz, bir süre sonra resmî takvimden tamamen çıkarıldı. Günümüzde bildiğimiz şekliyle geniş çaplı ve resmî statüdeki Nevruz kutlamaları, aslında 1990’lı yılların başından itibaren, özellikle de 1995 yılından sonra başlamıştır.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Nevruz’un Değişen Durumu
Nevruz, Anadolu’da Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde önemli bir kültürel gelenek olarak kutlanmıştır. Çok milliyetli Osmanlı devleti sarayında padişahlara “Nevruziye” adı verilen şiirler sunulması, takvimlerin hediye edilmesi gibi özel törenler düzenlenirdi. Bu aslında Doğu dünyasının imparatorluklarında görülen doğal bir pratiktir. Nevruz, Osmanlı İmparatorluğu’nda sadece halkın değil, devlet erkânının da büyük önem verdiği, resmî bir bayram niteliğindeydi. Saray Törenleri ve “Nevruziye” Geleneği: Bu dönemde Nevruz, yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilirdi. Sarayda düzenlenen özel törenlerde padişaha, baharın gelişini, doğanın uyanışını anlatan “nevruziye” adı verilen kaside türü şiirler sunulurdu. Müneccimbaşı, yeni yıl takvimini padişaha takdim eder ve “nevruziye bahşişi” adı verilen bir ödül alırdı.
Saraydaki bu resmî havanın yanı sıra halk arasında da Nevruz, Mart ayının ilk günlerinde başlayan çeşitli geleneklerle kutlanırdı. “Mart dokuzu”, “karayla”, “mart bozumu” gibi yöresel adlarla anılan bu gelenekler arasında ateşten atlama, niyet tutma, mezarlık ziyaretleri, yumurta tokuşturma ve özel yiyecekler hazırlama gibi uygulamalar vardı. Alevi-Bektaşi toplulukları için ise Nevruz, Hz. Ali’nin doğumu, Hz. Muhammed’in onu kendine halife tayin ettiği gün olarak derin bir dini anlam da taşıyordu. Ancak cumhuriyetin ilanından sonraki süreçte bu gelenek, ulus inşası ve Türkleştirme ve Kürtlere karşı etnik ayrımcılık politikası sonucu etkisini kaybetmiş ve uzun süre resmî bir kimlik kazanamamıştır.
Yasaklı Yıllar
Cumhuriyet tarihi boyunca Nevruz’un statüsü, özellikle Kürt etnik kimliği ve Kürt isyanları ile ilişkilendirilmesi nedeniyle yasaklı olmuştur. 1980’lerin sonu ve 1990’ların başında şiddete dayalı PKK hareketinin etkili olması sonucunda Nevruz kutlamaları özellikle PKK ve Kürt siyasi hareketi ile özdeşleştirildiği için fiilen yasaklanmış, kutlamalar sert güvenlik önlemleri altında yapılmış ve sık sık çatışmalara sahne olmuştur. Bu dönemde Nevruz, “PKK’nın savaş ve şiddet hareketi” ile ilişkilendirilen bir etkinlik olarak görülmüştür.
1991 yılından itibaren devlet, Nevruz’u “Türk Ergenekon” efsanesine ve Orta Asya Türki dil konuşan Cumhuriyetlerle kültürel bağları geliştirme temeline dayandırarak yeniden yorumlamış ve kutlamaları resmî bir kimlikle düzenlemeye başlamıştır. Bu sürecin sonunda 1995 yılında hükümet, Nevruz’u “Nevruz Bayramı” adı altında resmî bir bayram olarak ilan etmiştir.
1995’ten itibaren Nevruz, Türkiye’de resmî olarak tanınan bir bahar bayramı haline gelmiş ve her yıl 21 Mart civarında çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Ancak bu bayramın yorumu ve Kürt etnik kimliği ile bağı konusunda farklı görüş ve yorumlar vardır. DEM parti bu bayrama 1990’larda olduğu gibi siyasi damgasını vurmakta ısrar edecek ve diğer siyasi partilerle bu konuda rekabetçi bir tutum almayı sürdürecektir. DEM parti 2026 yılının Nevroz sloganını “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” olarak belirlenmiş ve kutlamaları 9 Mart-24 Mart tarihleri arasında en az 53 merkezde gerçekleştirmiştir.
Türk Hükümetinin Resmî ve Kültürel Kutlamaları
Devlet erkanı ve Türk Dünyası ile ilişkilerden sorumlu bakanın katılımıyla düzenlenen, daha çok “baharın gelişi” ve “Türk dünyasının ortak kültürü” vurgusu yapılan etkinliklerdir. Bu etkinlikler, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da katkılarıyla, yurt genelinde halk oyunları, konserler ve çeşitli şenlikler şeklinde düzenlenmektedir.
Nevroz Irak’ta da Resmi Bayram
Irak’ta Nevruz, resmi olarak tanınan ve coşkuyla kutlanan bir bayramdır. Şii nüfusun Irak’ta % 60 ağırlığı olmasına karşın bu kutlamaların merkezinde, özellikle ülkenin kuzeyindeki Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bulunur. Nevruz, Kürtler için ulusal kimliğin, baharın ve özgürlüğün en güçlü simgelerinden biri olarak sahiplenilmiştir. Arap halkı ile Kürt halkı arasındaki bu kültürel ayrışmanın temelinde bu ülkede 100 yıl boyunca süren Kürt ulusal hareketi ve iki taraf arasında kanlı savaşların gerçekleşmesi ve Kürtlerin ABD’nin Irak’a karşı yürüttüğü savaşta ABD ve Batılı güçlerin yanında yer almasıdır.
Buna karşın Irak’ın merkezi hükümeti de Nevruz’u resmi bir tatil olarak kabul etmekte ve Başbakan gibi üst düzey yetkililer, Kürtlere bu bayramda resmi tebrik mesajları göndermektedir. Bu mesajlarda Nevruz’un “umut”, “birlik” ve “ortak kader birliği” değerlerine vurgu yapılmaktadır.

